YAZARLAR
Avrupa’dan Doğu İslam Dünyasına Uzanan Gönül Köprüleri
Geçtiğimiz günlerde Köln’de önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptık. Doğu Avrupa, Kafkasya ve Orta Asya’dan gelen Müslüman toplulukların temsilcilerini aynı çatı altında bir araya getirerek ortak tarihimizin, müşterek değerlerimizin ve kardeşlik bağlarımızın yeniden güçlenmesine katkı sunduk. Bu buluşma, farklı coğrafyalarda yaşayan Müslümanların yani imanda kardeşlerin birbirini daha yakından tanıması, tecrübelerini paylaşması ve geleceğe dair ortak ufuklar geliştirmesi açısından kıymetli bir zemin oluşturdu.
Bugün dünyanın birçok bölgesinde sınırlar, savaşlar, siyasi gerilimler ve kutuplaşmalar konuşulurken; insanların ortak değerlerde buluşabileceğini göstermek ayrıca önem taşımaktadır. Köln’de gerçekleştirdiğimiz bu organizasyon, sadece bir konferans olmanın ötesinde, gönül coğrafyamızın farklı köşeleri arasında yeni iletişim kanalları açan bir buluşma niteliği taşıdı. Farklı dilleri konuşan, farklı ülkelerde yaşayan ancak aynı medeniyet birikimini paylaşan insanlar arasında kurulan bağlar, gelecekte kültürel, akademik ve sosyal iş birliklerinin de temelini oluşturacaktır. Avrupa’da yetişen genç nesillerin kökleriyle bağlarını korurken yaşadıkları toplumlara daha güçlü katkılar sunabilmeleri açısından da bu tür çalışmalar büyük önem taşımaktadır.
Bunun yanında SES Akademisi bünyesinde gerçekleştirdiğimiz eğitim programlarında Avrupa anayasaları ve temel haklar konusunu ele aldık. Avrupa’da yaşayan Müslümanların ve göçmen kökenli vatandaşların haklarını, sorumluluklarını ve demokratik katılım imkanlarını değerlendirdik. Bu çalışmayla Avrupa toplumlarının ayrılmaz bir parçası olan bizlerin hem haklarını bilen hem de yaşadığı ülkeye katkı sunan bireyler olarak yetişmesinin önemini bir kez daha vurguladık.
Vuslat Yolunda Sıla-i Rahim Bilinci
Şimdi ise yeni bir izin dönemine giriyoruz. Avrupa’nın dört bir yanından binlerce aile, Türkiye’ye doğru yola çıkacak. Bu yolculuk yalnızca bir tatil yolculuğu değildir. Bu, yıllardır hasretle beklenen anneye, babaya, akrabaya, dosta ve memlekete kavuşma yolculuğudur. İnancımızın ve medeniyetimizin önemli değerlerinden biri olan sıla-i rahim, işte bu yolculuklarda en güzel şekilde tezahür eder.
Unutmayalım ki köyün girişinde, mahallenin başında, evin penceresinde gözleri yollarda bekleyen insanlar vardır. Bir anlık dikkatsizlik, aşırı hız veya yorgunlukla direksiyon başına geçmek, büyük bir vuslatı derin bir hüzne dönüştürebilir. Bu nedenle yola çıkacak kardeşlerimizin trafik kurallarına azami derecede riayet etmeleri, dinlenerek seyahat etmeleri ve gerekli bütün tedbirleri almaları büyük önem taşımaktadır
İzin döneminin girmesi sebebiyle şu hatırlatmayı yapmadan da geçmek istemiyorum: Biz ne Almanya’dan koparılabiliriz ne de Türkiye’den. Almanya’da yaşamak Türkiye’ye karşı olmak değildir; Türkiye ile bağlarını korumak da Almanya’ya sadakatsizlik anlamına gelmez. Biz iki vatan arasında değil, iki vatanla birlikte yaşıyoruz. Bu insani bağlar, iki ülke arasında dostluğun, iş birliğinin ve karşılıklı anlayışın en güçlü sermayesidir. Bizler köprüler kurmaya, gönülleri birleştirmeye ve vuslat yollarını açık tutmaya devam edeceğiz.
Rabbim sıla-i rahiminizi berfkeetli kılsın.