IGMG’li Gençler Srebrenitsa Soykırımı’nın 31. Yıldönümünde Tarihe Tanıklık Etti

IGMG’li Gençler Srebrenitsa Soykırımı’nın 31. Yıldönümünde Tarihe Tanıklık Etti

İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) tarafından Srebrenitsa Soykırımı’nın 31. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen programa katılan yaklaşık 300 genç, Bosna Hersek’te seminerlerden Barış Yürüyüşü’ne, anma törenlerinden savaş tanıklarıyla buluşmalara kadar birçok etkinlikte yer aldı.

İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) tarafından Srebrenitsa Soykırımı’nın 31. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen programa katılan yaklaşık 300 genç, beş gün boyunca Bosna Hersek’in tarihi ve kültürel şehirlerini ziyaret etti, Bosna Savaşı’nın izlerine tanıklık etti ve Srebrenitsa’daki anma programlarına iştirak etti. Gençler, ziyaret boyunca edindikleri tecrübelerin tarih bilinci ve hafızanın canlı tutulması açısından önemli bir kazanım olduğunu ifade etti.

Bosna Hersek’te Srebrenitsa Soykırımı’nın 31. yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirilen programa Almanya, Belçika, Hollanda, Avusturya, Türkiye ve farklı Avrupa ülkelerinden yaklaşık 300 IGMG’li genç katıldı. Program, salı günü Bosna Hersek’in Osmanlı mirasını en iyi yansıtan şehirlerinden biri olan Travnik ziyaretiyle başladı. Gençler, şehrin tarihi dokusunu yakından inceleme fırsatı bulurken, Bosna’nın kültürel geçmişi hakkında da bilgi edindi.

Çarşamba günü ise Mostar ve Blagay Tekkesi ziyaret edildi. Tarihi Mostar Köprüsü ve Neretva Nehri çevresindeki tarihi yapıları gezen katılımcılar, ardından Blagay Tekkesi’ni keşfetme fırsatı buldu.

Perşembe günü Saraybosna’da gerçekleştirilen şehir gezisinin ardından IGMG Balkanlar Bölgesi tarafından düzenlenen seminere katılan gençler, Bosna Savaşı’nın tanıkları ve IGMG yöneticileriyle bir araya geldi. Programda Srebrenitsa Soykırımı’nın unutulmaması, yaşanan acıların gelecek nesillere aktarılması ve tarih bilincinin canlı tutulmasının önemi vurgulandı.

Seminerin ardından gençler, savaşın izlerini hala taşıyan Saraybosna sokaklarını da gezdi. Binalarda aradan geçen yıllara rağmen görülebilen kurşun izleri, katılımcılar üzerinde derin etki bıraktı. Gençler, savaşın izlerinin yalnızca anlatılan hatıralarda değil, şehirlerin duvarlarında da yaşamaya devam ettiğini ifade etti.

Programın en anlamlı bölümlerinden biri ise cuma günü gerçekleştirilen Barış Yürüyüşü oldu. Gençler, Potoçari etabında yaklaşık 35 kilometre yürüyerek, 1995 yılında güvenli bölgeye ulaşmaya çalışan Boşnakların geçtiği güzergahta ilerledi. Gün boyu süren yürüyüşün ardından katılımcılar geceyi Potoçari Kamp Alanı’nda kurulan çadırlarda geçirdi.

Yürüyüş sırasında yaşanan fiziksel zorlukların, ölüm korkusuyla aynı yolları yürüyen Boşnakların yaşadıklarıyla kıyaslanamayacağını belirten gençler, bu tecrübenin kendilerine yaşanan acıları daha iyi anlamaları açısından önemli bir farkındalık kazandırdığını dile getirdi.

IMG_7417.jpeg

Program boyunca gençleri en çok etkileyen anlatılardan biri de Srebrenitsa’nın “kelebek hikayesi” oldu. Soykırımın ardından toplu mezarların bulunduğu bölgelerde görülen mavi kelebeklerin, yıllar sonra gizli mezarların bulunmasına katkı sağladığına ilişkin anlatı, kayıpları arama mücadelesinin sembollerinden biri olarak hafızalarda yer etti.

Cumartesi günü ise IGMG heyeti, Potoçari Anıt Mezarlığı’nda düzenlenen Srebrenitsa Soykırımı’nı Anma Töreni’ne katıldı. Binlerce kişinin iştirak ettiği törende, kimlikleri yeni belirlenen soykırım kurbanları dualarla toprağa verildi.

IMG_7418.jpeg

Aradan 31 yıl geçmiş olmasına rağmen yeni kimlik tespitlerinin yapılmaya devam etmesi ve kurbanların bugün dahi defnediliyor olması, gençler üzerinde derin iz bırakan anlardan biri oldu. Gençler, savaşın yalnızca geçmişte kalan bir olay olmadığını, acılarının bugün de devam ettiğini ifade etti.

Program süresince Bosna Savaşı tanıkları ve Srebrenitsa anneleriyle de bir araya gelen gençler, yaşananların unutulmaması ve gelecek nesillere aktarılması gerektiği mesajını yineledi.

Beş gün süren programın ardından IGMG kafilesi Bosna Hersek’ten ayrılarak yaşadıkları ülkelere dönmeye başladı. Katılımcılar, Bosna’dan yalnızca bir gezi hatırasıyla değil, tarihe tanıklık etmenin, hafızayı canlı tutmanın ve insanlık tarihinin en büyük acılarından birini yerinde görmenin sorumluluğuyla ayrıldıklarını belirtti.(bb)