Kuzey Ren-Vestfalya’da Ayrımcılıkla Mücadele Yasası Kabul Edildi

Kuzey Ren-Vestfalya’da Ayrımcılıkla Mücadele Yasası Kabul Edildi

@ai

Kuzey Ren-Vestfalya (NRW) Eyalet Meclisi, kamu kurumlarında ayrımcılığa karşı hukuki korumayı güçlendirmeyi amaçlayan Ayrımcılıkla Mücadele Yasası’nı kabul etti. Yasa kapsamında bağımsız bir ombudsmanlık kurumu kurulacak, şikâyetlerde somut delil şartı getirilecek ve kamu kurumlarının uyması gereken ayrımcılık yasağı ayrıntılı şekilde düzenlenecek.

Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya (NRW) Eyalet Meclisi, uzun süredir kamuoyunda tartışılan Ayrımcılıkla Mücadele Yasası’nı kabul etti. Yasa tasarısı, üçüncü okumada CDU ve Yeşiller’den oluşan hükümet koalisyonu ile SPD’nin desteğiyle kabul edilirken, FDP ve AfD tasarıya karşı oy kullandı.

Yeni düzenleme, vatandaşların eyalete bağlı kamu kurumlarıyla olan ilişkilerinde ayrımcılığa karşı hukuki güvencelerini güçlendirmeyi hedefliyor.

Kamu Kurumlarında Ayrımcılık Yasaklandı

Yasa ile birlikte eyalete bağlı tüm kamu kurumlarının; din, milliyet, etnik köken, cinsiyet, cinsel yönelim, yaş, engellilik, kronik hastalık ile antisemitik, Roman karşıtı veya ırkçı önyargılara dayalı ayrımcılık yapması yasaklandı. Düzenleme, özellikle resmi kurumlara yapılan başvurular ve idari işlemlerde eşit muamele ilkesini güvence altına almayı amaçlıyor.

NRW Eşitlik Bakanı Verena Schäffer, yasanın Alman Anayasası’nda yer alan eşit muamele ilkesini kamu idaresi alanında somutlaştırdığını belirterek, mevcut Genel Eşit Muamele Yasası’nın yalnızca özel hukuk alanını kapsadığını, devlet ile vatandaş arasındaki ilişkide ise önemli bir koruma boşluğu bulunduğunu ifade etti.

Bağımsız Ombudsmanlık Kurumu Kurulacak

Yasa kapsamında ayrımcılık iddialarını mahkemeye taşınmadan önce çözmek amacıyla bağımsız bir ombudsmanlık kurumu oluşturulacak. Taraflar, isterlerse anlaşmazlıklarını bu kurum aracılığıyla uzlaşma yoluyla çözebilecek. Ancak ombudsmanlığa başvuru zorunlu olmayacak.

Eyalette hâlihazırda faaliyet gösteren 42 ayrımcılıkla mücadele danışma merkezi de çalışmalarını sürdürecek.

Şikâyetlerde Somut Delil Şartı Getirildi

Yasa görüşmeleri sırasında en fazla tartışılan konulardan biri ispat yükü oldu. İlk taslakta ayrımcılık şüphesini doğuran belirtilerin yeterli olması öngörülürken, kabul edilen metinde bu hüküm değiştirildi.

Buna göre ayrımcılık iddiasında bulunan kişilerin, şikâyetlerini destekleyen ve ayrımcılığın büyük ölçüde gerçekleştiğini ortaya koyan somut olgular sunmaları gerekecek. Böylece yalnızca varsayıma dayalı başvuruların önüne geçilmesi hedefleniyor.

Polis Sendikasının Eleştirileri Dikkate Alındı

Özellikle Alman Polis Sendikası (GdP), ilk taslağın kamu görevlileri üzerinde peşin suçlama ve güvensizlik ortamı oluşturacağı gerekçesiyle düzenlemeye karşı çıkmıştı. Eleştiriler doğrultusunda yapılan değişiklikle ispat yüküne ilişkin hüküm yeniden düzenlenerek daha açık ve sınırlı hâle getirildi.

Eleştirmenler, aksi durumda polis memurlarının veya öğretmenlerin aldığı kararların kolaylıkla ayrımcılık iddiasıyla sorgulanabileceğini ve kamu görevlilerinin sürekli kendilerini savunmak zorunda kalacağını savunuyordu.

Yargı Organları Kapsam Dışında Bırakıldı

Yeni yasa genel olarak eyalete bağlı kamu kurumlarını kapsasa da belediyeler, mahkemeler, savcılıklar ve Anayasa Mahkemesi kapsam dışında tutuldu.

Polis ise görevin niteliğine göre farklı uygulamaya tabi olacak. Savcılık adına yürütülen soruşturma işlemleri ve adli görevler yasa kapsamına girmeyecek. Buna karşılık trafik kontrolleri veya kamu güvenliğini sağlamaya yönelik polis müdahaleleri gibi idari görevler, yeni Ayrımcılıkla Mücadele Yasası kapsamında değerlendirilecek.

Yeni düzenleme ile NRW yönetimi, vatandaşların kamu kurumları karşısında ayrımcılığa uğramaları hâlinde daha güçlü hukuki başvuru imkânlarına sahip olmasını hedefliyor.