YAZARLAR
Çelişkilerin Gölgesinde Bir BM Genel Kurulu
Geçtiğimiz günlerde Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurul için toplandı. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin tutuklama kararı nedeniyle uçağının rotasını değiştiren bir devlet başkanı, birkaç saat sonra BM Genel Kurulu kürsüsüne çıktı. Bu iki sahne aynı hafta, ardı ardına yaşandı. Birileri hemen itiraz edecektir: UCM ile BM ayrı kurumlardır; teknik olarak doğru. Ama işte tam da bu teknik doğruluk meselenin özünü gizlemeye yarıyor. Asıl soru şu: Uluslararası hukukun evrenselliğini savunmakla yükümlü küresel sistemin iki ayrı kolu birbirini fiilen geçersiz kılıyorsa, bu sistemin güvenilirliğinden söz edilebilir mi?
Çok sayıda ülkenin temsilcisi salonu terk etti. Koltuklar boşaldı. Söz konusu devlet başkanı büyük ölçüde yalnızca kendi heyetine konuştu. New York sokaklarında binlerce kişi “Özgür Filistin” sloganları atarken, salonu terk eden delegeler uluslararası hukukun işletemediği bir yaptırımı sembolik de olsa fiilen uyguladı.
Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Gazze’deki manzarayı “hepimiz adına utanç verici” olarak nitelendirdi. “Eğer eyleme geçmezsek, güvenilirliğimizin ne kıymeti kalır?” diye sordu. Güçlü sözler. Ama söz konusu devlet başkanını BM’ye taşıyan uçak Fransa hava sahasını kullandı. Uluslararası hukuka göre hiçbir uçak izinsiz başka bir devletin hava sahasına giremez; Fransa bu seçimi kendisi yaptı. UCM kararlarının uygulanması devletlerin siyasi iradesine bağlıdır. ABD’nin Roma Statüsü’ne taraf olmaması ve veto yetkisini koruması bu mekanizmayı defalarca işlevsiz kıldı. Sistem teknik olarak ayrı olabilir; ama siyasi olarak birbirine kenetlenmiş ve bu kenetlenme adaleti değil dokunulmazlığı üretiyor. Nihayetinde hakkında tutuklama kararı bulunan bir kişinin en büyük uluslararası platformda konuşmasına engel olunamıyor. Bu yarım uygulamalar ise sisteme olan inancı hem besliyor hem yıkıyor.
Filistin Meselesi Bir Turnusol Testi
Uluslararası kurumların çifte standardına en fazla maruz kalan halk yıllardır Filistinliler. Bunları raporlayan BM organları, kınayan kararlar ve tutuklama emri veren mahkeme var. Ama uygulama yok. Bu noktada salonu terk eden delegelerin yaptığını küçümsememek gerekir; büyük devletlerin sesi kısıkken küçük ülkelerin vicdanları daha gür çıkıyor. Uluslararası toplumun vicdanı ölmedi; ama daha gür seslere ihtiyaç var.
Öte yandan teşkilatımız nezdinde yine güzel çalışmalara imza atıyoruz. Genel Kurul hazırlıklarımız kapsamında Genel Merkezimizde Seçim Kurulumuz toplandı, Genel Kurul seçimlerine ilişkin teşkilat bünyesinde ve tüm bölgelerimizde yapılan anketler ile sunulan önerileri ele aldık. Bölgelerimizden gelen görüş ve önerileri değerlendirdik. Genel Kurul sürecine ilişkin çalışmalarımızı da kapsamlı şekilde değerlendirdik. Bir yandan da Açık Cami Günü ve Avrupa Kur’ân-ı Kerîm Tilavet Yarışması gibi büyük etkinliklerimiz için de kolları sıvadık. Allah çalışmalarımızı bereketlendirsin, hayırlara vesile olsun.
