NRW’de Memurların Dini Kıyafetlerine Yönelik Yeni Düzenleme
@shutterstock
Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde, memurların dini kıyafetlerine yönelik kısıtlamaların önünü açabilecek yeni bir yasa tasarısı hazırlanıyor. Müslüman kuruluşlar, düzenlemenin başörtülü kadınların kamu hizmetinde görev almasını zorlaştırabileceği ve din özgürlüğünü kısıtlayabileceği uyarısında bulundu.
- ALMANYAGündem
- 14 Ekim 2026
- 0
Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya (NRW) eyaletinde, memurların dış görünüşüne ilişkin bağlayıcı kurallar getirilmesini öngören bir yasa tasarısı hazırlandı. Tasarı kapsamında dini kıyafetlere yönelik kısıtlamaların da gündeme gelebileceği belirtildi. Eyalet Meclisinde 8 Ekim’de gerçekleştirilen uzmanlar dinleme toplantısında sendikalar ve hukukçular, öngörülen yetkilerin kapsamına ilişkin endişelerini dile getirdi.
Kamu hizmetinin modernleştirilmesini amaçlayan yasa tasarısı, Eyalet Memurları Kanunu’na yeni bir madde eklenmesini öngörüyor. Buna göre, memurların dış görünüşünün tarafsız bir kamu hizmetine duyulan güveni objektif olarak zedeleme ihtimali bulunması durumunda kısıtlamalar getirilebilecek. Ancak tasarıda açıkça bir başörtüsü yasağı yer almıyor.
IGMG’den Yasa Tasarısına Tepki
İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG), tasarının kapsamlı biçimde yeniden ele alınmasını talep etti. IGMG Kadınlar Teşkilatı Başkanı Aynur Handan Yazıcı ile Kadınlar Gençlik Teşkilatı Başkanı Zehra Karataş, planlanan düzenlemenin bakanlıklara din özgürlüğüne müdahale edebilecekleri geniş yetkiler tanıdığı uyarısında bulundu.
Açıklamada, başörtüsü takmanın tek başına bir memurun tarafsızlığını yitirdiği anlamına gelmeyeceği vurgulandı. Kısıtlamaların, memurun somut görev ve sorumlulukları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. IGMG ayrıca, gelecekte göreve gelebilecek siyasi çoğunlukların bu düzenlemeyi başörtülü kadınları kamu hizmetinden uzaklaştırmak amacıyla kullanabileceği endişesini dile getirdi.
Memurlar Kanunu 2021’de de Eleştirilmişti
Tartışmalar, 2021 yılında federal düzeyde yapılan yasal düzenlemelere dayanıyor. Sürecin arka planında, Federal İdare Mahkemesinin 2017 yılında aşırı sağcı dövmeleri bulunan bir Berlin polis memuruna ilişkin kararı yer alıyor. Mahkeme, memurların dış görünüşüne yönelik kısıtlamaların yeterince açık bir yasal dayanağa sahip olması gerektiğine hükmetmişti. Bunun ardından federal düzeyde, dövmelerin yanı sıra kıyafet, takı ve dini ya da ideolojik sembolleri de kapsayan düzenlemeler yapıldı. Başörtüsü, kipa ve haç gibi dini semboller de bu kapsamda değerlendirilebiliyor.
O dönemde de Müslüman kuruluşlar ve kadın hakları girişimleri, düzenlemenin dini azınlıklar açısından dezavantajlara yol açabileceği uyarısında bulunmuştu. Federal hükümet ise söz konusu düzenlemenin genel bir başörtüsü yasağı anlamına gelmediğini ve anayasal sınırların korunacağını savunmuştu. Almanya Federal Anayasa Mahkemesi, 2015 yılında devlet okullarında görev yapan öğretmenlere yönelik genel başörtüsü yasağını iptal etmişti. Mahkeme, dini inancın yalnızca görünür olmasının yasaklama için yeterli gerekçe oluşturmadığına hükmetmişti.
Müslüman Kadınların Karşılaşabileceği Dezavantajlar İncelenmeli
Eyalet yönetimi, planlanan düzenlemeyi ortak ve tutarlı kurallar oluşturma, aynı zamanda farklı mesleklerin gerekliliklerini dikkate alma hedefiyle savunuyor. Özellikle polislik gibi devletin egemenlik yetkilerinin kullanıldığı görevlerde, kamu kurumlarının tarafsızlığına duyulan güvenin önemli olduğu belirtiliyor. Ancak yeni düzenlemenin dini kıyafetlere yönelik hangi somut kısıtlamalara yol açabileceği henüz netlik kazanmış değil.
IGMG, bu nedenle başörtülü kadınların karşılaşabileceği olası dezavantajların şeffaf ve kapsamlı biçimde incelenmesini talep ediyor. Eyalet yönetimi ise yasa tasarısının kadın ve erkekler arasındaki eşitlik üzerinde herhangi bir etkisinin olmasını beklemediğini belirtiyor.(bb)






