Yazarlar

İslam Uzmanlarının Dayanılmaz Nefreti

Avrupa İslam uzmanlarından geçilmiyor. Ama bu uzmanların uzmanlıkları, Müslümanlara küfür ve hakaret etmekten ve Müslümanları ispiyonlamaktan öteye gidemiyor.
26 Haziran 2021

Dünya zaten gariplikler ve acayipliklerle dolu. Ama, herhâlde bu dünyadaki acayipliklerin en acayibi de Avrupa ülkelerinin “İslam uzmanları” ile dolup taşmasıdır. Heyecanlanmayın! Sayılarının ne kadar olduğu bilinmeyen bu uzmanların İslam ve Müslümanlar ile ilgili bildiği, yani, uzmanlaştıkları bir konu bile yok. Durum böyleyse, “bu uzmanlar nasıl uzmanlaşıyorlar?” diyebilirsiniz.

Düsseldorf Protestan Akademisi’nden Dr. Uwe Gerrens’in dediği gibi, uzmanlık için bir eğitim, bir sınav veya bir diploma gerekmiyor. Ama “göbeklerinin sallayabildikleri oranda” uzmanlaştıkça uzmanlaşıyor bu uzmanlar.

Bir Müslüman olarak, bu uzmanların İslam ve Müslümanlarla ilgili uzmanlıklarına baktığımda ortak özelliklerinin şu olduğunu görüyorum:

a- Karınları, kesinlikle İslam ve Müslüman nefreti ile dolu gayr-ı Müslim olmak; b- kendileri Müslüman oldukları halde, b1- aynen o gayr-i Müslimler gibi olmak; b2- o gayr-ı Müslümler gibi değil ama onların görüşlerinin çoğunluğunu destekleyip, şakşaklarını hak etmek ve bu arada özellikle IGMG gibi teşkilatlanmış ve “legalist” yani kanun sınırları içinde hareket eden kuruluşları ispiyonlamak.

Dolayısıyla İslam ve Müslümanlar hakkında bu uzmanlardan doğru dürüst bir şey öğrenemiyoruz. Öğrenebileceğiniz tek şey: küfür, hakaret ve ispiyonculuktur.

Ama gelin görün ki, bu uzmanlık onlara iyi paralar getiriyor. Öyle ki, Almanya’nın önde gelen kamu yayın kuruluşlarından birinin en önemli haber programının başına da gelebiliyorlar.

Buradan da anlaşılıyor ki, bu uzmanların uzman oldukları için uzmanlıklarının değerinin de ölçülmesi gerekmiyor. Baksanıza Almanya İçişleri Bakanlığı dahi bu “uzmanların uzmanlıklarına” aşırı derecede güveniyor. Güveniyor ki, “İslam tehlikesini” bu uzmanların uzmanlıkları ile önleyebileceğini düşünüyor. “İslam tehlikesi” ifadesini bilerek yazdım. Zira onlar “siyasal İslam” diyerek zaten İslam’ı hedef aldıklarını ortaya koyuyorlar. Nasıl mı?

Bu “siyasal İslam” ile mücadele eden siyasetçileri dinlediğinizde “Müslümanları kesinlikle hedef almadıklarını” vurgulama ihtiyacı hissederler. Ama İslam ve Müslümanlarla çıkardıkları kanunların tamamı geneldir ve hep ama hep yasaklayıcıdır. Bu da “siyasal İslam”ın kasıtlı bir yaftalama olduğunu göstermektedir. Uzmanlarımız sağolsun bunu bari becermişler!

Pin It on Pinterest

Paylaş