Çalışan Ebeveynlerin İletişimi

Çalışan Ebeveynlerin İletişimi

Anne ve babanın çalışan bireyler olması sorumluluklarının çokluğu nedeniyle ebeveynlik durumunu daha karmaşık hâle getirebiliyor.

Tuğba Keleş*

Günümüzde birçok görevi aynı zamanda üstlenmekteyiz. Evlatlık görevi, çocuklarımıza karşı görevlerimiz, ebeveynlik görevi veya eşimize olan görevlerimiz gibi birçok sorumluluklarımız var. Fakat kişi çalışan bir birey ise durum daha karmaşık hâle gelebiliyor. Bu yazımızda “çalışan ebeveynlerin iletişimi nasıl olmalı” sorusunu ele aldık.

DENGE NASIL OLMALI ?

Denklik; eşlerin farklı değişik bakımlardan alanlarda birbirine eşit seviyede olması durumudur. Eşler arasında daha iyi geçim ve anlaşma olması açısından denkliğe dikkat etmek faydalı ve gereklidir.

Evlilikte mutluluğu yakalamak her çiftin arzusudur elbette. Fakat bu isteği gerçekleştirebilmek için eşler arası dengeyi muhafaza etmek bireylerin sorumluluğudur. Çalışan ve tüm ebeveynler için “iletişim” sağlam zeminin başlangıcıdır.  Hem anne hem de baba olarak iki ebeveyninde çalışma durumu söz konusu olunca, ilişkideki sağlıklı dengeyi yakalayabilmek için emek vermek gerekir, gayret gerekir, mücadele gerekir. Zahmetsiz rahmet olmaz misali.

Çift olarak ilişkide olumlu özelliklerin farkına varıp bireysel olarak güçlü yanları besleyip ilişkiye destek olmak çiftlerdeki hem değer hem de ilişki kalitesini artıracaktır.

Dengeyi güzel kurabilmek ve dengede kalabilmek adına, tüm ebeveyenlerin dikkat etmesi gereken önemli hususlar vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

  • Açıklık
  • Aktif iletişime katılım sağlamak / sözel destekte bulunmak
  • Dinleme becerisini kazanma ve bu alanda gelişmek
  • Etkileyicilik
  • Duyarlılık
  • Destek olmak ve bunu göstermek,
  • Sağlıklı ilişki için tüm potansiyelini ortaya koyabilmek
  • Eşler arası çatışmada problemi geciktirmeden çözmek
  • Eşler arası düşünce ve amaçlar saygı duyabilmek
  • Çalışan ebeveyn olarak her zaman için birbirine vakit ayırabilmek
  • Değer verdiğini belli etmek, duygusal ihtiyacı karşılayabilmek
  • Çift olarak, eşin özlleiğini keşfedebilmek ve ilgi duymak

ÇALIŞAN EBEVEYNLERİN İŞ PAYLAŞIMI NASIL OLMALI ?

Yüce Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de Tevbe suresi 71. ayetlerinde  buyuruyor ki   “Mümin erkeklerle mümin kadınlar  birbirinin dostları ve yardımcılarıdırlar.”  Demek ki eşler birbiri için, en önemli, en değerli iki insandır.

Eşler kendi aralarında birbirlerinden destek almakta çekinmemeli ve açıkça iş paylaşımını bildirebilmelidir.

Çiftler arası kadın/ erkek görev ayırımı yapmadan destek vermek eşler arasında  hayatı hem kolaylaştıracak hem de günlük veya haftalık iş paylaşımı sayesinde tek taraflı bireye yüklenmemiş olunacaktır. Bu durumda ev işlerini ve çocuk bakımını adil bir şekilde paylaşmak, tarafların birbirini anlamasını ve saygı göstermesini sağlar. Doğal olarak bireyin stresini azaltmış olur ve çalışan ebeveynler birbirlerine destek olurlar. Eşler arasında ev işlerinin ve çocuk bakımının adil bir şekilde paylaşılması, tartışma gibi durumları önlemenin ve daha sağlıklı bir aile yaşamı sürdürmenin anahtarıdır. “Senin yapman gerekenler bunlar, benimkiler de bunlar.” şeklinde görevler dağıtılabilmeli  İş dağılımı yaparken, hem her iki tarafın da kabul edebileceği bir şekilde görevler dağıtılmalıdır. Hem de her iki tarafın da kendi ilgi alanlarına ve yeteneklerine uygun görevleri almasına izin verilmelidir. Ev işlerini ve çocuk bakımını paylaşmak, bir ailenin sağlıklı bir şekilde işleyebilmesi için önem arz eder. Böylelikle işleri paylaşarak her iki ebeveynin de hem aileye hem de kendine daha fazla zaman ayırabilmesi sağlanır.

Görev dağılımı yapıldığında hem ev işlerini daha yönetilebilir hâle getirilmiş olur hem de her iki ebeveynin de işlerin tamamlanmasında kendi rolünü anlamasını sağlar. Ayrıca görev dağılımı sayesinde ebeveynler katkıda bulundukları için kendilerini değerli hissederler. Ailesine faydasının dokunduğunu görmek  tüm aile üyelerini mutlu eder. Daha sağlıklı ve daha tatmin olmuş hissetmelerine yardımcı olur. Buna uygun Efendimizden güzel bir örnek ekleyerek, Res’ulullah Efendimiz tüm insanlığa âdeta bir örnek olarak gönderildi. Hadîs-i şeriflerden aldığımız bilgilere göre Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ev işlerinde yardımcı olduğunu öğrenmekteyiz.

PEYGAMBER EV İŞLERİNDE YARDIMCI OLURDU

Peygamberimiz (s.a.v.) ve ashabı ev işlerini tamamen hanımlarının üzerine bırakmamıştır. O mübarek yuvalarda yardımlaşma, sevgi ve şefkat hiç eksilmezdi.

Hz. Aişe validemiz, Resûlullah evde olduğu zaman ne yapardı sorusuna : “Ailenin hizmetinde bulunur, ezanı işitince namaza çıkardı.” diye cevap vermiştir. Hz. Aişe validemiz bu hizmetleri, “ayakkabı tamiri, elbise yamanması, dikiş, elbise temizliği ve siz erkeklerin evde yaptığı her çeşit iş” diye açıklamıştır. Hz. Peygamber’in (s.a.v.) yemek yaptığını, çocuk bakımında ailesine yardımcı olduğunu siyer kitaplarından öğrenmekteyiz.

Kendi hayatımızda günlük yaşamımızı kolaylaştırmak adına mutlaka sünnete uyarak iş paylaşımı üzerinde durmalıyız.

HAYATI PAYLAŞMAK

Allah insanları, birbirlerini tamamlayacak şekilde yaratmıştır. İnsanlar hayatı birlikte paylaşacakki hedefe birlikte yürüyebilsinler. Mutluluk ve huzuru birlikte yaşamak ancak böyle mümkün olabilir. İnsanlar bu kabiliyetleriyle, hayatı yalnız yaşayarak değil, bir aile yuvası kurarak tatmin olurlar. İnsanın hayatta huzur bulması da buna bağlıdır. Kadın ve erkek şuurlu bir şekilde birbirlerine eşlik etmek için yaratılmışlardır.  Bu iki cins ruhî ve fizikî yapıları itibariyle, tesadüfe yer vermeyecek derecede birbirine muhtaç yaratılmıştır.

Eş ile hayatı paylaşmak demek…

-güçlükleri birlikte göğüslemek ve mutluluğa birlikte yürümek demektir.

-kurulmuş yuvaya maddi manevi sevgi ve muhabbet katabilmektir.

-rıza boyutunu gözetmek ve bunu birlikte koruyabilmek demektir.

-evlilikte iki çift arasında en güçlü bağı kurabilmektir.

-sağlıklı iletişim kurmaya niyet etmektir.

-birbirini kabullenme, onaylama ve destek vererek, sorumlulukları paylaşmaktır.

-karşılıklı olarak, yanlışı doğruyu birbirinden ayırt etme ve öğrenme becerisi geliştirebilmektir.

-birlikteliklerinde benliklerini kaybetmeden “biz” olabilme yolculuğu demektir.

-bireysel farklılıklarını koruyarak evliliklerini sürdürebilmektir.

*Aile Danışmanı