Almanya’da Koalisyon Krizi Derinleşiyor

Almanya’da Koalisyon Krizi Derinleşiyor

@shutterstock

Almanya’da koalisyon ortakları arasında güven krizi büyüyor. Yeni anayasa mahkemesi yargıçlarının seçimi başarısız oldu, Bürgergeld konusunda da gerilim artarken, SPD ve CDU/CSU arasındaki ipler geriliyor. Cumhurbaşkanı Steinmeier’den sert uyarı geldi.

Almanya’da CDU/CSU ve SPD’den oluşan büyük koalisyon, daha görevdeki üçüncü ayında derin bir güven krizine sürüklendi. Anayasa Mahkemesi’ne yapılacak üç yeni atamanın Meclis gündeminden ani şekilde çıkarılması, siyasi sistemde ciddi bir sarsıntıya neden oldu. Bu gelişmenin gölgesinde, sosyal yardım reformu anlamına gelen Bürgergeld konusu da koalisyon ortakları arasında yeni bir gerilim hattı oluşturdu.

CDU’nun önerdiği katı denetim mekanizmaları ve SPD’nin daha sosyal devlet odaklı yaklaşımı arasında çıkan fikir ayrılıkları, Bürgergeld reformunun geleceğini belirsiz kılıyor. Sosyal Demokratlar, “yoksullukla mücadele” vurgusunu öne çıkarırken, muhafazakâr kanat “istismarın önlenmesi” gerektiğini savunuyor.

SPD’li politikacılar, CDU/CSU’nun Bürgergeld konusunda da verdiği sözlerin arkasında durmadığını ve bu tutumun koalisyon ruhuna zarar verdiğini öne sürüyor.

Yargıç Seçimi Krizi: İttifakın İmtihanı

Geçtiğimiz cuma günü, Federal Meclis’te yapılması planlanan Anayasa Mahkemesi için üç yargıcın seçimi son anda iptal edildi. SPD’nin önerdiği Potsdamlı anayasa hukukçusu Frauke Brosius-Gersdorf, CDU içindeki muhafazakâr kesim tarafından “aşırı solcu” olarak damgalandı. Özellikle kürtaj hakkı, insan onuru ve pandemi döneminde zorunlu aşı uygulamasına destek veren görüşleri nedeniyle yoğun şekilde eleştirilen Brosius-Gersdorf hakkında, SPD kaynaklarına göre tehdit ve hatta ölüm tehditleri bile alındı.

SPD, seçim krizinin doğrudan CDU lideri Friedrich Merz ve grup başkanı Jens Spahn’ın liderlik zafiyetinden kaynaklandığını savundu. SPD Genel Başkanı Lars Klingbeil, “Sorumluluk sadece pazar günü yapılan konuşmalarda değil, kriz anlarında da gösterilmelidir” diyerek tepkisini dile getirdi.

Spahn Özür Diledi, Merz Krizi Küçümsemeye Çalıştı

Jens Spahn, mecliste yaşanan fiyasko sonrası sorumluluğu kabul ederek “Bu olay beni çok üzdü, daha iyisini yapmalıydım” dedi. Spahn, koalisyonun istikrarını sağlamak için elinden geleni yapacağını belirtti. Buna karşın Başbakan Friedrich Merz, krizin büyütülmemesi gerektiğini savunarak, “Bu bir hükümet ya da demokrasi krizi değil” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanından Uyarı: Demokrasi Zarar Görüyor

Federal Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, yaşanan sürecin hafife alınamayacağını vurguladı. “Henüz Anayasa Mahkemesi zarar görmedi, ama bir çözüme kısa sürede ulaşılamazsa, durum ciddi hale gelir” dedi. Steinmeier, parlamentonun itibarının da bu tür krizlerle zedelendiğini belirterek, siyasi merkezdeki partileri sorumluluk almaya çağırdı.

Yeni Seçim Eylüle Kaldı

SPD adayını geri çekmeyi reddederken, CSU lideri Markus Söder, “Bu adayın üzerinde bir uzlaşı sağlanamaz. Yeni bir isimle devam edelim” açıklamasında bulundu. Meclis, yaz tatiline girdiği için en erken 10 Eylül’de toplanacak. CDU, erken bir olağanüstü oturum önerisini reddetti.

Koalisyonun geleceği, hem Bürgergeld reformu hem de anayasa mahkemesi atamaları konusundaki uzlaşıyla doğrudan bağlantılı görünüyor. Bu iki kritik başlık, sadece hükümetin değil, Almanya demokrasisinin de sınavı olacak gibi duruyor.