Misk Kokulu Arkadaş
@Shutterstock
Arkadaş; kardeş gibi en yakınında olan, beraber güldüğün beraber ağladığın, sırrını paylaştığın kişidir. Nasıl arkadaşlar edinmeliyiz? Nasıl bir arkadaş olmaya gayret etmeliyiz?
- AİLE
- 17 Eylül 2025
- 1431
Hatice Kaya
Arkadaş kelimesi eski Türkçe’de “art, arka” kelimesinden türemiş bir kelimedir. Aynı zamanda “sırt, arka” ve mecazi anlamda “dost” anlamında da kullanılmaktadır. Arka-daş, arka, sırt; sıkıntılı anlarda yardım eden kişi, yardımcı demektir. Türk dil kurumu sözlüğünde ise arkadaş “birbirlerine sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri” şeklinde tanımlanmaktadır.
ARKADAŞIMIZI BİZ SEÇİYORUZ
Arkadaş; kardeş gibi en yakınında olan, beraber güldüğün beraber ağladığın, sırrını paylaştığın, ahbap, dost, refik, yaren daha nice tanımlarla anlatılabilir. Akrabalarımızı seçemeyiz, onları Allah’u Teâlâ tayin etmiştir. Bundan dolayı da akrabalık bağları bir o kadar önemlidir, koparmamak gerekir. Buna karşılık Rabbimiz arkadaşımızı seçmeyi bizim irademize bırakılmıştır.
YOL GÖSTERİCİMİZ KİTABIMIZ
Yüce kitabımız bu konuda da bize yol göstermiştir, “Sadıklarla (özü, sözü, ameli doğru olanlarla) beraber olun!” Efendimiz (s.a.v.) ise şöyle buyurmuştur: “Kişi dostunun/arkadaşının dini üzerinedir.”
Hadisten de anlaşılacağı üzere arkadaş kişiler üzerinde büyük etki etmektedir. Çalışkan arkadaşı olanın çalışkan, ahlaklı arkadaşı olanın ise ahlaklını güzelleştirebileceği gibi bunun tam aksi de düşünülebilir. Yani tembel ile arkadaş olan tembel, ahlakı kötü olan ile arkadaş olanın ahlakı bozulabilir.
ÜZÜM ÜZÜME BAKA BAKA KARARIR…
Yaygın görüşe göre kişi etrafındaki 4-5 kişinin ortalamasıdır. Çok çalışkan insanlarla sürekli beraber olan bir süre sonra çalışkan bir birey hâline gelir. Tembel insanlarla çok oturup kalkan kişiye tembellik sirayet eder, dürüstlüğü kendine düstur edinmişlerle çok görüşen kimse tabii olarak dürüstlüğe doğru evrilir. İnsanın zamanla konuşma şekli dahi değişir. Argo, küfürlü konuşan bir arkadaş edinilmişse, dile birkaç argo kelime yerleşir ve kişi bunun farkına bile varmaz. Atalarımız boşuna dememiştir, “Üzüm üzüme baka baka kararır.”
İYİ ARKADAŞ..
Sevgili Peygamberimiz bizleri bu konuda tekrar tekrar uyarıyor. Bir hadisinde şöyle buyuruyor: “İyi arkadaşla kötü arkadaşın örneği, misk taşıyan kimse ile körük üfüren kimse gibidir. Misk taşıyan ya sana onu ikram eder yahut sen ondan (miski) satın alırsın ya da ondan güzel bir koku duyarsın. Körük üfüren kimse ise ya elbiseni yakar ya da ondan kötü bir koku duyarsın!”
Kötü arkadaş konusunda ise kişinin büyük bir pişmanlık duyacağı gün gelecek ve o gün insan hayıflanacak. Nitekim yüce kitabımızda Allah Teâlâ şöyle buyuruyor, “Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arasındaki kadar bir uzaklık olsaydı. Ne kötü arkadaşmışsın sen.”
O hâlde bizi hak yoldan ayıran, pişmanlığa sürükleyen, ahiretimizi yakacak olan kişileri arkadaş edinmemeliyiz. Arkadaş konusundaki ölçüyü yine hayat rehberimiz yüce kitabımızdan öğreniyoruz, arkadaşımız öncelikle Rabbini tanıyan mümin ve salih kullardan olmalı.
“BENİ SALİH KULLARINDAN EYLE”
Her birimiz Peygamber duası olan şu duayı çokça okuyabiliriz: “Beni salih kulların arasına ilhak eyle!”
İyiler arasında olmak, onlarla arkadaşlık yapmak cennete açılan bir kapıdır.
Arkadaşın hayatımızda önemli yeri vardır, arkadaşın/dostun kimse sen de zamanla ona benzersin. Büyüklerimiz bu konuda bir çok tavsiyede bulunmuşlardır. Derlerki; kişiyi tanımak istersen ahvalini değil arkadaşını sor, arkadaşını tanımak insana cevap olarak yeter.
Arkadaşlık/Dostluk Üç Sınıftır:
1-Bazıları gıda gibidir, onlarsız olmaz. Seni iyiye güzele yönlendirir, Rabbini hatırlatır, hayır işlemene vesile olur.
2- Bazıları ilaç gibidir, onlara bazen ihtiyaç duyulur: Dara düştüğünde yardımına koşar, zor anında yanında olur ihtiyacını giderir.
3-Bazılarıda hastalık gibidir, onlara hiç ihtiyaç duyulmaz; bilakis onlardan uzak durmak daha iyidir. Seni harama sürükler, farzlardan uzaklaştırır, hep zarara götürür. Bu tip arkadaşları iyiliğe yönlendiremiyorsak, uzak durmak en iyi çaredir. Dünyada zararı dokunduğu gibi ahiretini de yakar.
EN İYİ ARKADAŞ ÖRNEĞİ: HZ. EBUBEKİR
Bu dünyadaki en faziletli azık salih ve sadık dostlardır. Sadık dost deyince ilk olarak aklımıza Hz. Ebubekir (r.a.) gelir. Arkadaşlığı örnek alınacak yüce şahsiyet; arkadaşını her daim koruyan, destekleyen, herkes O’nu (s.a.v.) kınarken, O’nun yanında yer alan, O’nun hakkında kötü konuşulmasına müsade etmeyen, ‘O söylediyse doğrudur’ diyen Hz. Ebubekir (r.a.) gibi iyi bir arkadaş olmaya da gayret edilmelidir.
İYİ ARKADAŞ OLMAK İÇİN TAVSİYELER
Peki, nasıl iyi arkadaş olunur? Şu maddeleri göz önünde bulundurmalıyız:
1- Arkadaşımızı iyiliğe sevk etmeli, gizli ve aşikâr ona nasihat etmeli, hatasını incitmeden düzeltme yolunu bulmalı.
2- Onun sırrını saklamalı, ifşa etmemeli.
3- Onun olmadığı yerde hakkını savunmalı, ona zarar verilmesini engellemeli.
4- Zor anında yanında olmalı, ihtiyacını gidermeli.
5- Vefalı olmalı, sözünde durmalı.
6- Güvenmeli ve güvenilir olmalı.
7- Haram olan işler dışında yumuşak davranmalı ve güler yüzlü olmalı.
8- Kusurunu örtmeli, yaymamalı.
9- İyi işlerde desteklemeli, yanında olmalı.
10- En önemlisi de Allah için sevmeli.
Çünkü sevgili Peygamberimiz “Arşın altında gölgelenecek yedi zümreden biride: birbirini Allah için seven mü’min” diye buyuruyor. O hâlde arkadaşımızla son buluşma yerini bu dünyada iken ayarlayalım; arşın altında gölgelenme yeri olması duası ile..






