Gazze.. İnsanlığın İmtihanı

Gazze.. İnsanlığın İmtihanı

Yüz yıldır genelde Filistin, iki yıldır özelde ise Gazze’de yaşanan vahşet ve zulümler, Müslümanların imtihanı olmaktan çıkmış, insanlığın ve medeniyetin sınavı hâline dönüşmüştür. Gazze’de gerçekleştirilen bombardımanlarda 60 binden fazla insan ölürken, hâlen 10 bini aşan insan ise enkaz altında kayıptır. Yüzlerce insan açlıktan ölmüş durumdadır ve şu an itibariyle 150 binlere varan yaralı mevcuttur. Bu rakamlar, her geçen dakika da artmaktadır. Birleşmiş Milletler raporunda da savaş suçu olarak nitelendirilen bu vahşet, hiç kuşkusuz ki asrın insanlık suçuna dönüşmüştür. İslam dünyası diye nitelenen ve halklarının çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu ülkelerin yöneticileri, etkin bir müdahalede bulunmaktan acizler. Şiddetle kınamanın ötesine geçmemekteler. Elbette bunun nedenleri var. Ama bunlar, yazımızın konusu değil.

Gazze’de Her Gün 100 Kişi Hayatını Kaybediyor!
Dünya | 1 Ekim 2025
Gazze’de Her Gün 100 Kişi Hayatını Kaybediyor!

Gazze’de yaşanan bu soykırım karşısında Müslüman toplumların, devletlerinin yöneticilerine karşı tepkisiz kalmış olması sebebiyle imtihanı kaybettikleri ortadadır. Batılı halkların Londra, Paris, Berlin, Amsterdam, Madrid gibi başkentlerin meydanlarında geniş katılımla gerçekleştirdikleri protestoların hiçbiri, İslam ülkelerinin başkentlerinde ortaya konamadı. Bunun en önemli sebebi, İslam ülkelerinin siyasal yapılarının genel itibariyle otoriter ve despotik olmalarıdır. Batı halklarının vicdanlarının meydanlarda yansımasına vesile olan ise, genel itibariyle ülkelerinin liberal ve demokratik bir düzene sahip olmalarıdır. Buradan da anlaşılmaktadır ki, İslam coğrafyasının Filistin sorunu kadar önem arz eden probleminin, Müslüman halkların kendi devletleri karşısındaki özgürlüğü problemidir. Kendi ülkelerinde devlet idarecilerinin adeta esareti altında olan Müslüman toplumların, Filistin ve Gazze meselesinin çözümüne dair insani ve vicdani yönden etkin tepkiler ortaya koymasını beklemek beyhudedir. Eskilerin tabiriyle; “Kendisi himmete muhtaç bir dede, gayrıya nasıl himmet ede.”

Gazze’de yaşanan vahşete engel olması gereken İslam dünyasından ümit yitirilmiş durumdadır. Ne yazık ki, yeryüzünün doğu cephesinde iki yüzyılı aşkın bir süredir değişen bir şey yok. Müslüman halkların, özgür iradelerini despotik rejimlerin gaspından kurtarmaları için elli ila yüz yıl arasında bir zamana ihtiyaçları vardır. İnsan hakları, özgürlükler ve hukukun üstünlüğü gibi evrensel değerlerin bilincine ermeleri için, zorlu süreçlerden geçmeleri gerekmektedir. 

Diğer taraftan, Batılı halkların Gazze konusunda ortaya koyduğu mücadele, her ne kadar takdire şayan ise de, gözler önünde sergilenen bu vahşete engel olması gereken devletlerin ve uluslararası kuruluşların yetkilileri ya sessizlik içerisindedir ya da etkin bir yaptırımdan hala kaçınmaya devam etmektedir. Yazıyı Gazze imtihanını kazanmak için barışçıl gayretleri gösterenlere selam durarak bitirelim. Selam olsun, selamet erlerine!