Dünyanın Vicdanı Nerede?

Dünyanın Vicdanı Nerede?

Sudan’da 15 Nisan 2023’ten bu yana ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında yaşanan çatışmalar ülkeyi kan gölüne çevirdi. Darfur’un kalbi Faşir kenti büyük ölçüde HDK’nin kontrolüne geçerken; on binlerce insan evinden oldu, siviller katledildi, işkence görüntüleri sosyal medyada paylaşıldı. BM verilerine göre bu iç savaş 40 binden fazla insanın ölümüne neden oldu, ne var ki dış destekli HDK’nin meydana getirdiği bu tabloya karşı dünya sessiz. Göstermelik toplantılar, açıklamalar ve “insani ateşkes” çağrıları yapılıyor. HDK ateşkesi kabul ettiğini söylüyor. Ama ateşkes ki sağlanabilirse, gerçek bir ateşkes olacak mı kimse garantisini veremiyor. Daha da vahimi Sudan’daki bu kaosu besleyenlerin hesap vermesi gibi bir gündemi de yok dünyanın. Yer altı, yer üstü zenginlikleriyle göz kamaştıran Sudan halkının yardım çığlığı vicdanlarda karşılık bulması duamızdır.

Aynı sessizlik Gazze’de de hâkim. İlan edilen ateşkes hâlâ tam anlamıyla uygulanmıyor. Siviller hâlâ hedef, çocuklar hâlâ aç. Dünya üzerinde insanlığın değer ölçüsü, coğrafyaya göre değişir hâle geldi. Gazze ve Sudan, sadece iki kriz bölgesi değil; insanlığın adalet terazisinin bozulduğunun da aynasıdır.

Hollanda’da Aşırı Sağ Güçlendi

Hollanda’da yapılan erken seçimlerde ise İslam ve göç karşıtı Geert Wilders’in oy kaybetmiş olması ilk etapta “Aşırı sağa destek azaldı mı?” sorularını akla getirse de seçim sonuçları tam tersini gösterdi. Wilders’den daha radikal söylemleriyle öne çıkan daha küçük partiler güç kazandı. Hollanda örneği, Avrupa’da aşırı sağın artık sadece bir “tehdit” değil, siyasetin merkezini belirleyen bir güç hâline geldiğini gösteriyor. Avrupa’da birçok ülkede merkez sağ da sol da bu radikal dilin ve ideolojinin etkisine girmiş durumda. Kıtanın geleceğini belirleyecek bu yönelim, Müslümanlar için yeni sınavları beraberinde getiriyor: Kimliğini koruyarak birlikte yaşama iradesini sürdürebilmek.

Bu sınav sadece siyasi arenada değil, her alanda karşımıza çıkıyor. Bulunduğumuz ülkelerdeki azınlık Müslümanları olarak gündelik hayatın her alanında bilinçli davranmak zorundayız. Örneğin, helal tüketim meselesi sadece “yemek” değil, bir duruş meselesidir. Ürünlerin gerçekten helal olup olmadığını sorgulamak, sertifikaların EHZ gibi güvenilir kurumların verip vermediğini araştırmak hem kendi değerlerimize hem de toplumsal güvene sahip çıkmaktır. Müslüman tüketicilerin duyarlılığı, Müslüman üreticinin ahlaki sorumluluğunu güçlendirir.

16. Genel Kurulumuzu Yaptık

İslam Toplumu Millî Görüş olarak geçtiğimiz günlerde 16. Genel Kurulumuzu Hagen’de gerçekleştirdik. Kardeşliğin ve birlik ruhunun en ince ayrıntılara kadar hissedildiği bu buluşma bir kez daha iman ve kardeşlik bağıyla birbirimize gönülden bağlı olduğumuzu göstermiştir. Bu güzel tablo için tüm delegelerimize bir kez daha teşekkür ediyorum.

Bu gönül bağının somut yansıması ise sahada görülüyor. Hasene International derneği, Gazze’deki mazlumlar için son olarak 35 tır dolusu insani yardımı yola çıkardı. Bu dayanışma ruhu insanlığın onurunu koruyor.