Ev Ödevini Kim Yapıyor?
@Shutterstock
Ev ödevleri, çoğu zaman çocukların en çok zorlandığı ve yapmakta isteksiz davrandığı görevler arasında yer alıyor. Ancak uzmanlara göre ödev, yalnızca akademik bir sorumluluk değil; aynı zamanda çocuğa özgüven kazandıran, öğrenme alışkanlığını pekiştiren önemli bir süreçtir.
- AİLE
- 13 Kasım 2025
Prof. Dr. Firdevs Güneş, ödevlerini ebeveynlerin yaptığı çocukların öz güvenini yitirdiğini belirterek, “Araştırmalar, ödevlerine daha fazla zaman ayıran öğrencilerin okulda daha başarılı olduklarını göstermektedir” dedi.
Ödevin Amacı
Güneş, yaptığı açıklamada, öğrencilere ödev verilerek yeni konulara hazırlanmaları, öğrenme sürecinin kolaylaştırılması, öğrendiklerini günlük yaşama aktarmaları, dil, zihinsel, sosyal ve bedensel becerilerinin geliştirilmesinin amaçlandığını söyledi.
Ödevlerin ailelere okuldaki çalışmaları tanıma, çocuklarının öğrenmesini yakından izleme ve destekleme fırsatı verdiğini vurgulayan Güneş, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü tarafından 15 yaş grubu öğrencilerin katılımıyla yürütülen Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı araştırmalarında ödev verilen ülkelerdeki öğrencilerin daha başarılı olduklarının ortaya çıktığını anlattı.
Güneş, ödevler konusunda öğretmen ve velilere önemli görevler düştüğünü dile getirerek, “Ödevler, öğrencilerin gelişim düzeyine ve ilgisine uygun olmadığında bunu veliler üstleniyor. Ödevini velisine yaptıran öğrencinin bırakın düşünme, sorumluluk ve yaratıcılığını geliştirmesi, aksine özgüveni kayboluyor. Bunun yanı sıra okul motivasyonu da düşüyor. Ödevlerini ebeveynlerin yaptığı çocuklar özgüvenini yitiriyor” diye konuştu.
“Ödev, Başarıya Katkı Sağlıyor”
Güneş, ödevlerin öğrencilerin çeşitli becerilerini geliştirdiği ve okul seviyesini iyileştirdiğinin görüldüğüne dikkati çekti.
“Araştırmalar, ödeve daha fazla zaman ayıran öğrencilerin okulda daha başarılı olduklarını göstermektedir” diyen Güneş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yine evde ailesiyle ödev yapan öğrencilerin yazılı anlama becerileri ile bilimsel verileri yorumlama becerilerinin diğerlerinden daha yüksek olduğu görülmüştür. Ödevler, öğrencilerin çeşitli dil, zihinsel, sosyal, duygusal ve fiziksel becerileri geliştirmeleri, öğrenmeyi yaşam boyu sürdürmeleri için önemli etkinliklerdir. Ülkemizde son yıllarda yapılandırıcı eğitim yaklaşımıyla geliştirilen programlarla öğrenciler için eleştirel ve yaratıcı düşünme, iletişim, problem çözme ve araştırma temel beceriler olarak belirlenmiştir. Bu becerileri geliştirmeye yönelik öğrencilere gözlem, performans-proje görevleri, öz değerlendirme ölçekleri, ürün dosyaları, araştırma-inceleme çalışmaları, açık uçlu sorular, sunular, özetler, kavram haritaları gibi ödevler verilmelidir.”
Güneş, çocukları güdülemek için velilerin dikkat etmesi gereken bazı hususlar bulunduğuna işaret ederek, “Ödev yaparken çocuğunuzun yanına oturunuz, onu dinleyiniz, okumasını ve yazılarını izleyiniz, ödevi inceleyiniz. Çocuğunuzu ödevi kendisi yapması için cesaretlendiriniz ancak ödev zor ve bu ödevi yapmak için yardıma ihtiyacı varsa soruları anlamasına ve cevapları kendisinin bulmasına yardım ediniz. Onun yerine cevap vermekten kaçınınız” ifadesini kullandı.
Dengeli ve Destekleyici İletişim
Uzmanlara göre, ebeveynlerin çocuklarıyla kuracağı dengeli ve destekleyici iletişim, ödevin yalnızca akademik bir görev olmaktan çıkıp bir öğrenme sürecine dönüşmesini sağlar. Aileler, çocuklarını yargılamadan dinlemeli, başarısızlık durumunda eleştirmek yerine teşvik edici bir dil kullanmalıdır. Böylelikle çocuk, hem öğrenme sürecinden keyif alır hem de kendi sorumluluklarını bilinçli bir biçimde üstlenmeyi öğrenir.
Ebeveyn-çocuk iletişiminin akademik başarı kadar duygusal gelişim için de kritik olduğu bilinmektedir. Çocuğun okuldan eve geldiğinde nasıl karşılandığı bile günün geri kalanını etkileyebiliyor. Bundan dolayı çocuk okuldan döndüğünde güler yüzle karşılamak, önce onun dinlenmesine ve duygularını paylaşmasına fırsat tanımak önemli. ‘Bugün okulda neler öğrendin?’ gibi açık uçlu sorularla ilgilendiğinizi hissettirin. Hemen ödev baskısı kurmak yerine, kısa bir mola, sağlıklı bir atıştırmalık ve sohbet ortamı sağlandığında, çocuk kendisini değerli hissettikten sonra ödevlerine daha motive bir şekilde dönecektir.
Bu şekilde, ebeveyn ile çocuk arasında güvene dayalı bir iletişim kurulur; çocuk yalnızca başarılı bir öğrenci değil, aynı zamanda kendine güvenen, üretken ve sorumluluk bilinci gelişmiş bir birey hâline gelir.
