YAZARLAR
Düğünde, Nişanda Takılan Takıların Hükmü
Nişanlılık döneminde gelin ve damat adayına takılan ziynet eşyası, para, mal gibi hediyelerin kime ait olduğu hususu çoğu zaman tartışma ve anlaşmazlık konusu olmuştur. Mesele, taraflar arasında hoşgörü anlayış ve hakkaniyet zemininde çözülemeyince derin çekişmelerin oluşmasına, ayrılıkların dargınlıkların ve karşılıklı husumetlerin doğmasına sebep olmaktadır. Bu anlaşmazlıkların giderilmesi için nişanlılık döneminde takılan takıların (hediyelerin) evvela ne için verildiği ve kim için verildiği tespit edilmelidir. Nişanlılık döneminde gelin adayına verilen hediye mehire mahsuben verilmiş ise, hediyeler, mehir olarak kabul edilir. Eğer nişan bozulursa, nişanı kimin bozduğu dikkate alınmaksızın duruyorsa hediyenin aynısını, durmuyorsa bedelinin geri iade edilmesi gerekir. (1)
Genel bir ilke olarak nişan, sünnet, doğum, ev görme gibi nedenlerle verilen hediyeler hibe hükmündedir. Hediye kime verilmişse ona aittir. Hediyenin kime verildiği açıkça söylenmişse hediye verilene aittir. Şayet isim açıkça söylenmemişse yaygın örf ve teamüle göre hareket edilir.
Nişan döneminde verilen hediyelerden mehire mahsuben olmayanların nişanın bozulması durumunda iade edilmesi fakihler arasında ihtilaf konusu olmuştur. Hanefilerin çoğunluk görüşüne göre nişan hediyeleri hibe hükmündedir. Verilen hediye alanın elinde aynen duruyorsa iadesi talep edilebilir. Tüketilmiş değişmiş veya alanın mülkiyetinden çıkmış ise bu durumda talep edilmez. (2)
Şafilere göre verilen hediyeler nişana bağlı olarak verildiğinden nişan bozulduğunda hediye mevcut ise aynen verilir. Hediye mevcut değilse hediyenin bedeli hesap edilerek verilir. Bu konuda Hanbelilerin görüşü Şafiler gibidir.
Düğünlerde takılan hediye ve takılara gelince, yukarıda da ifade edildiği gibi damat tarafının taktığı takılar gelin için mehir olarak takılmış ise burada mehir hükümleri geçerli olur. Düğüne iştirak edilen diğer insanların getirdiği hediyeler kim için getirilmiş ise ona aittir. Geline takılan takılar geline, damada takılan takılar ise damada aittir. Eğer takılar gelin ve damada birlikte takılıyorsa veya doğrudan bir kişiye yönelik değilse bu durumda örf, gelenek, takanın niyeti veya tarafların karşılıklı anlaşmaları belirleyici olur. Taraflar önceden takıların nasıl paylaşılacağına dair bir anlaşma yapmışlarsa takıların paylaşılması için bu anlaşmanın hükümleri geçerli olur.
(1) Hukūk-ı Âile Kararnâmesi, md. 2.
(2) Ags. Kadri Paşa, md. 110; M. Yûsuf Mûsâ, s. 51-52.
