YAZARLAR
Yıl 365 Gün Değil, 730 Gün Olmalı!
Birisi/leri teşkilat olarak bizi Hristiyan–Yahudi düşmanı ilan etmenin, diğeri ise karşılıklı ilişkiler kuruyoruz diye bizi onların âdetlerini ve dini ritüellerini taklit ederek adeta velayeti altına girdiğimizi ispatlamanın mücahedesini veriyor. Vallahi insan hangisine inanacağına şaşırıp kalıyor. Birinciler tamam; yağ çekerek bal yemek isterler, onu anladık. Peki ya ikinciler? Onların ne yaptığını anlamakta gerçekten zorlanıyorum.
İşte bu ikinci sınıf işi öylesine ileriye götürüyor ki, işı cennet/cehennem bekçiliğine kadar dayandırıyor. Lakin, açık konuşalım: En hafif ifadesiyle yanılıyor diyeceğim de, yahu açıkça iftira atıyor. Bu ne kuldan utanmazlıktır? Kuldan utanma da, Allah’tan dan mı korkmazsın? İşte bu yüzden işi, her şeyin en iyi bilicisi ve takdir edicisi âlemlerin Rabbi’ne havale etmekten daha sağlam bir çözüm yok. Hem de bu tiplerle uğraşacak zamanımız da yok da, o bizden zamanımızı çalma gayretinde olduğu için bir iki kelam edelim istedik.
İşin ilginç tarafı, bu ikincilerin mücahidliğine bakarsanız, artık bu dünyada Müslümanca yaşamak, yılın herhangi bir gününde Müslümanca bir araya gelmek de mümkün değil. Bereket versin adamın ilmi bazı noktalara yetmiyor. Mesela bir önceki sene Ramazan Bayramı’nı Hristiyanların Paskalyasıyla neredeyse aynı günlerde kutladık. Orayı atladığı için vuruşu o kadar sert olmadı. Ama kendisi yılbaşı gecesi “cırtlayıp” milleti kendi meclisine topladığında mesele yok; benzer bir işi başkası yapınca, hemen cehennem zebanilerine havale ediyor.
Şimdi bunun kafasına göre yıl, 365 gün değil, 730 gün olmalı. O da ne demeyin. Yahu adam sadece Noel’i taktı kafasına, yılbaşını da Noel’den sayıyor ya, o yüzden bu günlerde bir şey yaparsak onlardan oluruz korkusundayız. Hani Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Kim bir kavme benzerse, o da onlardandır.” buyurdu ya, bunlar aldı bu silahı ellerine. Sadece bundan kendileri muafcasına saldırıyorlar. Bundan kelli, Mecusilerin, Hinduların, Budistlerin, Lao-Taoların, Şintoların ve bildiğimiz bilmediğimiz daha nice dinlerin her gün bayramı var. 365 gün onların olsun, gerisi de bizim. Böylece onlardan kurtulmuş oluruz. Olur mu demeyin. Tarihte kaç kez yılın günlerini değiştirdiler biliyoruz. Böyle olunca, ilk 365 günü onlar kullanır, kalanını da biz. Yoksa bu zat, Münker-Nekir gibi dolaşıp “Şu adamın dini gününde şunu yaptın” diye not tutacak; dosyada yoksa da uyduracak.
Allah için, kimseye —hele namaz kılıp Allah’a kulluk iddiasında olana— beddua etmem. Ettiğim en sert beddua “Rabbim ıslah eylesin” duasıdır. Olmazsa da, yine Rabbime havale ederim: O ne münasipse onu yapar.
Ama “Rabbim, bizleri de ıslah eyle.” diye de dua etmeyi unutmam: Çünkü en çok ona muhtacız.