Aile

Koronavirüs Kaygısını Kontrol Etmek

Kovid-19 nâm-ı diğer koronavirüs dünyanın hemen her yerine yayıldı. Bilgiye hiç bir erişimi olmayan insanlar, ilkel kabileler dışında son yıla damgasını vuran virüsü duymayan, bilmeyen kalmadı. Peki Kovid-19 krizinin ortasında korkuları ile nasıl başa çıkılmalı?
15 Eylül 2020

Kovid-19 bu yeni virüs Antartika haricinde her kıtaya yayıldı. Virüs tüm hızıyla yayılırken, virüs ve ölüm sayıları ile ilgili yeni gelişmelerin işgali altındayız. Kimileri bu durumu önemsemeyip sorumsuzca hiçbir tedbir almazken hem kendini hem de çevresindeki insanların virüsle enfekte olmasına davetiye çıkarırken, kimileri de “aşırı kaygılı” davranıyor.

Ancak görünen o ki hepimiz bir şekilde bu virüsle yaşamaya alışmak zorundayız. Yaşananların eziciliği oldukça anlaşılır bir durum olmakla birlikte, toplum sağlığı ile ilgili endişeleriniz hakkında neler yapabileceğinize dair uzmanlara kulak vermekte fayda var.

1. Yapabileceklerinizi yapın

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Hastalık Korunma Merkezleri’ne (CDC) göre, koronavirüse yakalanma riskini azaltmak için atabileceğiniz adımlar var. Örneğin, ellerinizi yıkamak, sık kullanılan eşyaları dezenfekte etmek (kapı kolları ve elektrik düğmeleri gibi), ellerinizi yüzünüzden uzak tutmak ve öksüren ya da hapşıran kişilerden uzak kalmak.

Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için sağlığınıza dikkat etmeye çalışın. Bunun için de çeşitli sebze ve meyveleri yemek, düzenli egzersiz yapmak, koruyucu önlemler almak faydalıdır.

Uzmanlar yeni tip koronavirüse yakalanma riskini azaltmak için grip ve zatürre gibi hastalıklara karşı aşı olunmasını da tavsiye ediyor. Zira grip ya da zatürre olduğunuz bir dönemde koronavirüse yakalanma durumunuzda ciddi ve ek komplikasyonlar çıkabilir. Aşıya veya ek aşılara ihtiyacınız olup olmadığı konusunda doktorunuzla görüşmenizde fayda var.

2. Haberlere erişiminizi sınırlandırın

Sosyal medyada sayısız yeni haber ve bilgiye maruz kalıyoruz. Kovid-19 hakkında kaygılarınız varsa kendinizi ilgili haberleri sürekli takip ederken bulabilirsiniz. Bu durum genellikle ters etki yaratır zira birçok medya kanalı dikkat çekebilmek için sansasyonel ve medyatik haberler yaparlar. Günlük haber takibinizi sınırlandırın. Telefonunuzdaki otomatik haber bildirimlerini kapatın. Önemli bir gelişme olsa bunu zaten duyacağınızı aklınızda bulundurun.

3. Bilgileri nereden aldığınıza dikkat edin

Haberleri takip ettiğiniz kaynaklar önemlidir. Dünya Sağlık Örgütü ve Hastalık Korunma Merkezleri veya bulunduğunuz ülkelerin yetkili mercileri gibi güvenilir kaynakları ya da büyük haber kanallarını takip edin. Kaynaklarına bakmadan sosyal medyadaki haberlere güvenmeyin. Kişisel riskleriniz hakkındaki bilgileri hiçbir haber kaynağından edinemeyeceğinizi unutmayın. Kişisel riskleriniz konusunda endişeleriniz varsa sosyal medya paylaşımları ve kulaktan dolma haberlerden değil, bir sağlık uzmanından bilgi alın.

4. Bilinçli Farkındalık ve Bilişsel Davranışçı Terapi tekniklerini uygulayın.

Aklımız bizi korumak üzere tasarlanmıştır. Bu yüzden zihnimiz potansiyel tehlikelere karşı ilgi gösterme eğilimindedir. Zihnimizi korku verici düşünceler içinde bulduğumuzda, zihnimizin en kötü olana odaklanma eğiliminde olduğunu hatırlamalıyız. Her zaman kötü bir şey olma ihtimali vardır. Bu endişeleri kabul edin ve düşüncelerinizi şimdiki zamana yeniden getirin. Bilinçli farkındalık meditasyonlarını uygulamak zihninizi şimdiki zamana getirme becerinizi artıracaktır.

5. Fiziksel olarak yapamasanız bile diğer insanlarla bağlantı kurun

Özellikle kriz zamanlarında başkaları ile temas kurmak önemlidir. Fiziksel olarak buluşamasanız bile kendinizi stres altında hissettiğinizde görüntülü görüşme ya da telefon görüşmeleri ile insanlarla görüşün. Birçok insan da sizin gibi bu kaygıları yaşıyor, bu durumu onlarla paylaşmak hem durumunuzu normalleştirmenize hem de başkalarının bu durumla nasıl başa çıktığını öğrenmenize yardımcı olabilir.

6. Ruhsal sorunlarınızı tedavi edin

Depresyon, kaygı bozukluğu ya da obsesif kompülsif bozukluk gibi hastalıklardan mustarip olan bireylerin Kovid-19 hakkındaki gelişmeler yüzünden mevcut semptomlarında artış olabilir. Çaresizlik hissi, panik, kirlenme korkusu, sağlıkla ilgili endişeler ve genel kaygı durumları salgın hastalıklar ile beraber daha da şiddetlenebilir. Bu durumda mevcut bir ruh sağlığı sorununuz varsa yetkin bir tedavi almak çok önemlidir. Son zamanlarda ruh sağlığınızın kötüye gittiğini düşünüyorsanız doktorunuz ya da terapistiniz ile tedavi yöntemlerini görüşünüz.

Reklam (İç Sayfa)

Pin It on Pinterest

Paylaş