İnsanlık Adına Gazze Yolunda Umut, Direniş ve Sorumluluk

İnsanlık Adına Gazze Yolunda Umut, Direniş ve Sorumluluk

Bu yıl da Kurban Bayramı’mızı geride bıraktık. Rabbim tüm ümmetin ibadetlerini kabul buyursun. Hac farizasını eda eden kardeşlerimizi tebrik ediyor, dualarının ve haclarının kabulünü niyaz ediyoruz. Bu mübarek günlerde gönlümüz, coğrafyamızın dört bir yanındaki mazlumlarla birlikte çarpıyor. Özellikle de Gazze ile. Gazze’de aylardır süren vahşet karşısında dünyanın suskunluğu hâlâ sürerken, vicdan sahibi insanlar bu sessizliğe karşı tek bir yürek olarak, vicdanların sesi olmaya devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde Gazze’ye insani yardım götürmek üzere yola çıkan Madleen gemisi, uluslararası sularda hukuksuz bir şekilde durduruldu. Gemide bulunan barış gönüllüleri gözaltına alındı, bazıları tutuklandı. Bu yazının kaleme alındığı an itibariyle halen üç kişi İsrail’de gözaltında tutulmaya devam ediliyordu. Bu eylem, sadece bir yardım konvoyuna yapılan müdahale değil; insanlığın vicdanına karşı işlenen yeni bir suçtur. Bu nedenle uluslararası kamuoyunu, İsrail makamları üzerinde baskı oluşturmaya çağırıyoruz: Tutuklu bulunan üç kişinin derhal serbest bırakılması, bu kişilerin temel insan haklarının korunması ve İsrail’den güvenli bir şekilde çıkışlarının sağlanması için adımlar atılmalıdır.

Yine geçtiğimiz hafta, “Gazze’ye Küresel Yürüyüş” adıyla başlatılan ve dünyanın dört bir yanından binlerce insanı Kahire’ye yönlendiren sivil bir barış hareketi, Mısır tarafından engellendi. “Birlikte yürüyoruz, Gazze’ye yaşam yolları açıyoruz” sloganıyla organize edilen bu yürüyüşe izin verilmedi, çok sayıda kişi sınır dışı edildi, üstelik bazı katılımcılara şiddetle müdahale edildi. Şiddet içermeyen, tamamen insani amaçlarla yola çıkan bu kervana dahi tahammül gösterilmemesi, bölgedeki kuşatmanın ve zulmün ulaştığı boyutu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Dünya | 17 Haziran 2025 İran, İsrail’e Yeni Bir Füze Saldırısı Başlattı

Tüm bu baskılara ve engellemelere rağmen dünya artık susmuyor. Gazze için yükselen sesler sadece Müslümanlardan değil; farklı inançlardan, etnik kökenlerden ve toplum kesimlerinden geliyor. Madleen gemisinde de yürüyüş konvoylarında da, Avrupa’nın, Amerika’nın, Asya’nın sokaklarında düzenlenen protestolarda da görüyoruz ki insanlık, Gazze için harekete geçmiş durumda. Bu dayanışma, sadece Filistin için değil, insanlık onuru için de umut verici bir tablodur. Zulme karşı ortak bir vicdan oluşmaktadır. Gazze’ye yürüyen, yardım taşıyan, protesto eden, dua eden herkes insanlık adına büyük bir sorumluluğu yerine getiriyor. Bu nedenle bu zulmün durması için kim her ne yapabiliyorsa yapmaya devam etmeli, asla umutsuzluğa düşmemelidir, unutmamalıdır ki hiçbir zulüm sonsuza dek sürmez. İnsanlığın ortak vicdanı elbette bu zulme de dur diyecektir. 

Ancak bir diğer endişe verici gelişme de bölgede artan İran-İsrail gerilimi… Sadece iki ülke arasında sınırlı kalmayacak bu çatışma ihtimali, tüm bölgeyi ateşe sürükleyebilir. Özellikle nükleer tesislerin hedef alınması, tam anlamıyla bir felaketi tetikleyebilir. Bu sorumsuz saldırganlığın bir an önce son bulması gerekiyor. Siyasi akıl ve uluslararası hukuk acilen devreye girmeli ve diplomasi kanalları yoluyla bu tehlikeli tırmanış durdurulmalıdır.