Sudan’da Gerçekte Neler Oluyor: Cancavid, Altın, Silah ve Uluslararası Entrika
@aa
Sudan’ın batısındaki Darfur bölgesinde doğan Cancavid milisleri, Ömer el-Beşir döneminde soykırım suçları işledi, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılandı. Bugün RSF adıyla Abdel Fattah al-Burhan ile çatışan grup, Ortadoğu ülkeleriyle işbirliği yaparak altın madenlerini pazarlıyor, Avrupa Birliği’nden milyonlarca Euro fon alıyor. İsrail ve ABD ile arka kapı ilişkileri olan Cancavid, neden hâlâ geniş çaplı suçlamalara karşı korunuyor?
- Dünya
- 12 Kasım 2025
Sudan‘ın batısındaki Darfur bölgesinde toplu katliamlar yapan ve ülkenin çalkantılı siyasi ve etnik yapısında önemli bir rol oynayan Cancavid (Janjaweed) milisleri, Arap kökenli göçebe çobanlardan oluşan bir paramiliter grup olarak 1980’lerin sonlarında ortaya çıktı. Başlangıçta, Darfur bölgesindeki etnik çatışmalarda hükümet tarafından desteklenen bu milisler, 2003 yılında Sudan Devlet Başkanı Ömer el-Beşir’in rejimi altında sistematik bir şekilde silahlandırıldı ve organize edildi.
Beşir’ hükümeti, Darfur’daki isyancı gruplara karşı Cancavid’i bir vekil güç olarak kullandı; bu süreçte milisler, sivillere yönelik toplu katliamlar, tecavüzler, köy yakmalar ve zorunlu göçler gibi vahşi eylemler gerçekleştirdi. Birleşmiş Milletler raporlarına göre, 2003-2005 yılları arasında Darfur’da yaklaşık 300 bin kişi hayatını kaybetti ve milyonlarcası yerinden edildi.
Yön Değiştirdiler, Affedilerek İşbirlikçi Oldular
Cancavid’in bu eylemleri, uluslararası toplum tarafından “etnik temizlik” ve “soykırım” olarak nitelendirildi. Ömer el-Beşir, milisleri doğrudan finanse ederek ve lojistik destek sağlayarak onların eylemlerini teşvik etti; bu ilişki, Beşir’in rejiminin ayakta kalmasında kritik bir unsurdu. Milislerin liderlerinden biri olan ve Ali Kushayb diye bilinen Ali Muhammad Ali Abd-Al-Rahman 2025 yılında Uluslararası Adalet Divanı’nda (ICC) savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan mahkum edildi.
Ancak Cancavidlerin Birleşik Arap emirlikleri, Mısır, Suudi Arabistan ve arka kapıdan da İsrail ve Avrupa Birliği ilişkileri sebebiyle bu yargılama, milislerin geniş çaplı faaliyetlerini tam olarak kapsayamadı ve birçok lider hâlâ serbest kaldı.
Tam bir cinayet şebekesi hâline dönüşen Cancavidler bugün bütün suçlarına rağmen hâla her hangi bir suçlamaya muhatab olmuyor ve soykırıma varan suçları açıkça işleyebiliyor.
Cancavidler Kahramanca Muamele Görürken Ömer el-Beşir Yargılanıyor
Ömer el-Beşir’in 1989’da darbe ile iktidara gelmesinden itibaren Cancavid, Sudan ordusunun resmi olmayan bir uzantısı haline geldi. Beşir, Darfur’daki Fur, Zaghawa ve Masalit gibi Afrikalı etnik gruplara karşı Cancavid’i bir “gölge ordu” olarak kullandı; milisler, hükümetin hava bombardımanlarıyla koordineli saldırılar düzenleyerek binlerce sivili katletti.
Bu ilişki, Beşir’in rejiminin uluslararası izolasyonuna yol açtı; 2009 yılında ICC, Beşir hakkında soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan tutuklama emri çıkardı. Cancavid liderlerinden Kushayb da benzer suçlamalarla 2007’de ICC tarafından arananlar listesine eklendi ve 2020’de Orta Afrika Cumhuriyeti’nde yakalanarak yargılandı. Yargılama süreci, milislerin sivillere yönelik sistematik saldırılarını belgeledi; örneğin, 2003-2004’te Mukjar ve Deleig köylerinde yüzlerce kişinin öldürülmesi gibi olaylar detaylı bir şekilde incelendi.
Ancak Beşir, 2019’da halk protestoları sonucu devrilene kadar ICC’ye teslim edilmedi ve yargılanmadan öldü. Bu dönem, Cancavid’in evrimini de işaret etti; Beşir’in düşüşünden sonra milisler, Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) adıyla resmileşti ve liderleri Mohamed Hamdan Dagalo (Hemeti) Sudan’ın siyasi sahnesinde önemli bir aktör haline geldi. ICC’nin Darfur soruşturması hâlâ devam ediyor, ancak Sudan hükümetinin işbirliği eksikliği nedeniyle ilerleme yavaş.

Burhan ile İktidara Yükseliş ve Sonraki Çatışmalar
2019’da Ömer el-Beşir’in devrilmesinin ardından Cancavid, Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) olarak Abdel Fattah al-Burhan liderliğindeki Sudan Silahlı Kuvvetleri (SAF) ile ittifak kurdu. Hemeti’nin komutasındaki RSF, geçiş hükümetinde önemli bir rol üstlendi; Burhan ile Hemeti, sivil yönetimle birlikte ülkeyi yönetti.
Cancavid-Burhan ittifakı kısa sürdü. 2023 yılında başkent Hartum’da başlayan çatışmalar, RSF ile ordu arasında tam bir iç savaşa dönüştü. Ancak bu dönemde RSF, Darfur’daki altın madenlerini kontrol ederek finansal bağımsızlık kazandı ve bu kaynaklarla silahlandı. RSF’nin Yemen’de BAE ve Suudi Arabistan için paralı askerlik yapması, bu çatışmalarda finansal kaynağını daha da güçlendirdi.
Çatışmalar sırasında RSF, sivillere yönelik saldırılarla suçlandı; El-Fasher gibi bölgelerde etnik temizlik iddiaları gündeme geldi. Burhan komutasındaki Sudan ordusu ise RSF’yi “isyancı” olarak nitelendirdi ve uluslararası destek aradı. Bu savaş, Sudan’ı yeniden açlık, yerinden edilme ve insani krizlere sürükledi; milyonlarca kişi mülteci oldu.
Cancavid’in Ortadoğu’daki İşbirlikleri ve Başlıca Ülkeler
Cancavid, RSF formunda Ortadoğu’da güçlü müttefikler edindi; başlıca işbirliği yaptığı ülkeler Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan ve Mısır oldu. BAE, RSF’ye silah ve finansal destek sağladı, Yemen iç savaşında RSF askerlerini paralı olarak kullandı. Suudi Arabistan da benzer şekilde Yemen’de RSF’yi destekledi. Bu işbirliği Sudan’a milyonlarca dolar akış sağladı. Mısır, Burhan’a yakın olsa da RSF ile sınır güvenliği anlaşmaları yaptı. Bu ülkeler, RSF’nin altın ticaretini kolaylaştırarak bölgesel etki kazandı. Ayrıca, Libya’da Hafter güçleriyle bağlantıları var.

Altın Madenleri, Pazarlama ve Uluslararası Finans Kaynakları
Cancavidler, savaş finansmanı için kritik kaynak olan Sudan’ın Darfur ve diğer bölgelerindeki altın madenlerini kontrol etmeye başladı. Çıkarılan altın, BAE üzerinden Dubai piyasalarına pazarlanıyor, RSF’ye yılda milyarlarca dolar kazandırıyor. Hemeti’nin şirketleri bu altın ve diğer ticaret ağını yönetiyor.
Avrupa Birliği ile Anlaşmalar ve Alınan Fonlar
Avrupa Birliği (AB), Afrika’dan Avrupa’ya göç akınlarını önleme amacıyla Sudan’a 200 milyon Euro’dan fazla fon sağladı. ; bu anlaşmalar, RSF’nin sınır kontrolünde rol aldığı Khartoum Süreci kapsamında. AB’nin, 2016 yılından beri yaptığı yaklaşık 466 milyon Euro’ya varan yardımları sınirları kontrol altında tutan Cancavidlere dolaylı olarak aktarıldı.
Cancavidlerin İsrail ve ABD ile İlişkileri
Cancavidler, Burhan yönetiminin İsrail ile yakın ilişkiler kurması üzerine bu ülke ile de arka kapıdan ilişki kurdu. Özellikle son Darfur operasyonlarında İsrail yapımı İHA’lar ve istihbarat teknolojilerinin kullanıldığı belirtilirken, ABD, Sudan’ı terör listesinden çıkararak RSF’ye dolaylı destek verdi.

