Sumud Hareketinde Zamanın Ruhu

Sumud Hareketinde Zamanın Ruhu

Zamanın ruhu, belli bir dönemde toplumların düşünme ve anlayış biçimini, değer yargılarını, bilgi anlayışını, hâkim düşüncesini, yani o çağı şekillendiren genel zihniyeti ifade eder. Her çağın kendine özgü bir “ruhu” vardır. Bu “ruh”, insanların dünyayı, hayatı nasıl gördüklerini, doğru–yanlış, iyi–kötü vs. anlayışlarını ve dolayısıyla yapıp etmelerini etkiler. Zamanın ruhunu iyi kavradığı ölçüde insanlar, onun ürettiği imkanlardan daha iyi yararlanır, dezavantajlarından da kendilerini koruyabilirler. 

Küresel Sumud Filosu hareketi, çağın ruhuyla olabildiğince örtüştüğü için ses getirdi diyebiliriz. Bilgi ve iletişim teknolojileri ile sivil toplumun donanımlı olması sayesinde küresel duyarlılık, bilinç ve dayanışma oluşturma, medya aracılığıyla etkili görünürlük sağlama gibi zamanın ruhuna uygun adımlar attı. Dünya çapında bir dayanışma çağrısı yaparak gönüllülük esasına dayalı katılımı uluslararası ölçeğe ulaştırdı. Devletlerin ya da uluslararası örgütlerin dışında, bireylerin bir araya gelmesi, bağımsız tekneler organize etmesi, “karşıt güç” biçiminde hareket etmesi, çağımızın ruhuna denk düşecek nitelikte sivil gücün yükselişinin, direniş, algı ve politika değişimi yaratmanın önünü açtı. Filoya çok sayıda ülkeden aktivistin katılması, farklı uluslardan teknelerin bir araya gelmesi, modern iletişim araçlarıyla durumu canlı yayınlama çabaları, günümüzün “küresel ağlı” dünya ruhuna uygun adımlardı. Yani “bir yerdeki sorunu/hak ihlalini”,  artık bir uzak mesele gibi değil, dünya ölçeğinde ele alınması gereken bir mesele olarak gören zihniyet öne çıkarıldı. Yardım taşıyan tekneler, aynı zamanda görsel mesaj taşıdı: fotoğraflar, kameralı yayınlar, sloganlar, sosyal medya paylaşımları. Bu görünürlük, çağın ruhunda önemli bir yer tutuyor ve söylemleri, insan hak ve özgürlükleri gibi zamanın ruhundaki değerlerle örtüşüyor. 

Etkinlik yalnızca sahada değil, dünya gündeminde yer almakla anlam kazanıyor.
Teknelerin hareketi ve izledikleri rota, görünürlük düzeyini yükselterek, başına gelen olumsuzlukların bile, vermek istediği mesajın daha geniş kitlelere  güçlü biçimde iletilmesine katkıda bulunmasını sağladı; yani riskleri bile fırsatlara dönüştürdü. 

Bunlar, “zamanın ruhu” kavramanın İslâm’ı anlama ve yaşama bağlamında ne kadar elzem olduğunu biz Müslümanlara hatırlatıyor. İslam’ın hakikatlerini bugünün insanına, bugünün kavram ve araçlarıyla anlaşılır biçimde anlatmak gerekiyor. “Çağın ruhu”nun içerdiği her unsur, İslam’a uygun olamayacağından dolayı, ona uymaktan değil, onu kavramaktan söz ediyorum.