“Oruç Şifa Aracıdır”
@Shutterstock
Uzmanlar, kalp hastalarının oruç öncesi mutlaka doktor kontrolünden geçmesi gerektiğini vurgularken, bilinçli ve kontrollü açlığın sağlık faydaları sağlayabileceğine dikkat çekiyor.
- SAĞLIK
- 5 Mart 2026
Ramazan ayında oruç tutmak isteyen kronik hastalar için uzmanlar hem dikkat edilmesi gereken risklere hem de bilinçli açlığın olası faydalarına işaret ediyor. Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Bayram, Ramazan ayında oruç tutmak isteyen kalp hastalarına uyarı ve önerilerde bulundu.
Risk Değerlendirmesi Yapılmalı!
Bayram, kalp ve damar hastalıklarının kişiye göre farklı seyrettiğini belirterek, her kalp hastasının durumunun aynı olmadığını ve oruç tutmak isteyen hastaların öncelikle doktor kontrolünden geçerek risk değerlendirmesi yaptırması gerektiğini ifade etti.
Kalp hastalarının büyük bölümünün düzenli ilaç kullandığını hatırlatan Bayram, “İlaçların saatleri oruç düzenine göre yeniden planlanabilir ancak bu mutlaka hekim kontrolünde yapılmalıdır. İlacı atlamak ya da doz değiştirmek ciddi sonuçlara yol açabilir.” değerlendirmesinde bulundu.
Yeterli Su Tüketimine Dikkat
Uzun süreli susuz kalmanın bazı hastalarda tansiyon düşüşüne veya ritim problemlerine yol açabileceğini vurgulayan Bayram, iftar ile sahur arasında yeterli su tüketilmesi ve aşırı çay ve kahveden kaçınılması gerektiğini belirtti. Oruç tutan kalp hastalarında sıvı dengesinin korunmasının önemine dikkat çeken Bayram, uzun süre susuz kalmanın kanın akışkanlığını azaltarak damar içinde pıhtılaşmaya eğilimi artırabileceğini söyledi. Özellikle bilinen damar tıkanıklığı olanlar veya toplardamarlarında daha önce tıkanıklık yaşayanların dikkatli olması gerektiğini ifade etti.
Bayram, iftarda hızlı ve aşırı yemek yemenin kalbin yükünü artırabileceğine işaret ederek, yağlı, tuzlu ve ağır yemekler yerine daha dengeli ve porsiyon kontrollü bir beslenme tercih edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, baş dönmesi veya bayılma hissi gibi şikâyetlerin ciddiye alınması gerektiğini belirten Bayram, bu belirtiler ortaya çıkarsa zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade etti. Ramazan ayında hem ibadet hem de sağlığın birlikte planlanabileceğini belirten Bayram, önemli olanın bilinçli hareket etmek ve doktor önerileri doğrultusunda süreci yönetmek olduğunu söyledi.
En İyi Detoks Yöntemi
Uzmanlar, oruç ve açlığın sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunuyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi İç Hastalıkları ve Fonksiyonel Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Taşkıran, oruç ve açlığın en iyi detoks yöntemi ve şifa aracı olduğunu belirtti.
Taşkıran, Plutarkhos’un “İlaç kullanmak yerine, bir gün oruç tutun.” ve Paracelsus’un “Oruç en büyük çaredir, içinizdeki doktordur” sözlerinin orucun faydalarına işaret ettiğini ifade etti. Oruç tutanların çoğunun bunu isteyerek yaptığını, bazen ise kişinin hasta olduğunda iştahının kesilmesi gibi durumlarda vücudun kendiliğinden oruca yöneldiğini belirtti. Bir hastalık veya yaralanma sırasında iştah kaybının, vücudun onarım mekanizmaları çalışırken patojen mikropların açlıktan ölmesine yardımcı olabilecek bir denge kurma girişimi olduğunu ifade etti.
Taşkıran, orucun çoğu zaman manevi nedenlerle tutulduğunu ancak son yıllarda bilimsel çalışmaların orucun beden kadar zihin için de faydalar sağlayabileceğini gösterdiğini söyledi. Aşırı yemenin zihinsel açıdan köreltici etkisi bulunduğunu belirten Taşkıran, açlık dönemlerinde ortaya çıkan kalori kısıtlamasının kilo vermeye yardımcı olabileceğini ifade etti.
Kilo Kontrolü
Bilimsel araştırmalara göre kalori kısıtlamasının bel çevresini küçültmenin ötesinde ömrün uzamasına da katkı sağlayabileceğini aktaran Taşkıran, bu etkinin SIRT1 ve SIRT2 genlerinin aktivasyonu ile yaşlanma sürecini yavaşlatan proteinlerin üretimiyle ilişkili olduğunu söyledi.
Oruç tutmanın kilo kontrolüne yardımcı olabileceğini, bağışıklık sistemini güçlendirebileceğini, insülin direncini azaltabileceğini ve vücuttaki iltihabı düşürebileceğini belirten Taşkıran, zihinsel sağlık üzerinde de olumlu etkiler görülebildiğini ifade etti. Ancak özellikle diyabet hastalarının oruç tutmadan önce mutlaka doktorlarına danışmaları gerektiğini vurguladı.
Taşkıran, insülin kullanmayan Tip 2 diyabet hastaları, ileri düzeyde olmayan kalp ve hipertansiyon hastaları, hipotiroidi ve Hashimoto hastaları, bağışıklık sistemi zayıf olanlar ve bazı kanser hastalarında orucun doktor kontrolünde tedavi yöntemi olarak önerilebileceğini belirterek, oruç ve açlığın bilinçli şekilde uygulandığında sağlık açısından faydalar sağlayabileceğini ifade etti.
Uzmanlar, Ramazan ayında hem ibadetin hem de sağlığın birlikte planlanabileceğini, en önemli noktanın bilinçli hareket etmek ve süreci doktor önerileri doğrultusunda yönetmek olduğunu vurguluyor.
