“Hafta Sonu Eğitimi Hazine Değerindedir”
@Shutterstock
Hafta sonu eğitimlerinin çocuklara yalnızca dinî bilgi değil, aynı zamanda kimlik ve aidiyet bilinci kazandırdığını belirten eğitimci Hatice Kaya, Ramazan etkinliklerinin çocukların hafızasında kalıcı ve güzel hatıralar bıraktığını ifade etti.
- AİLE
- 18 Mart 2026
Hamburg’da yaşayan ve İslam Toplumu Millî Görüş’e bağlı bir şubede uzun yıllardır eğitimci olarak görev yapan Hatice Kaya, Avrupa’da büyüyen Müslüman çocuklar için Ramazan ayının cami ortamında yaşatılmasının önemine dikkat çekti. Hafta sonu eğitiminin çocuklara sadece bilgi değil, aynı zamanda dinî kimlik ve aidiyet kazandırdığını belirten Kaya, Ramazan etkinliklerinin çocukların kalbinde unutulmaz hatıralar bıraktığını söyledi. Kaya’ya göre ailelerin desteğiyle camilerde yaşanan Ramazan ve bayram sevinci, Avrupa’da yetişen nesiller için güçlü bir manevi dayanak oluşturuyor.
Hatice hanım, Ramazan ayında hafta sonu eğitimi öğrenciler açısından nasıl geçti?
“Öncelikle bu sene de bizlere Ramazan’ı yaşatan Rabbimize hamdolsun. Hafta sonu eğitimi, Avrupa’da yaşayan Müslüman aileler ve çocuklar için âdeta bir hazine değerindedir. Özellikle bir veli olarak da bu kanaatteyim. Dinimizi öğretmek ve öğrenmek için hızla akıp giden zamanın içinden araladığımız çok kıymetli bir kapıdır hafta sonu eğitimi.
Kur’an eğitimi ve dinî bilgilerin yanı sıra değerlerimizi öğrenmek, dinî özel günlerimizi idrak etme ve ihya bilinci kazanmak açısından hafta sonu kurslarımızın çok büyük katkısı bulunuyor. Ramazan günlerinde ders yapmak hem eğitimcilerimiz hem de öğrencilerimiz için oldukça keyifli geçti. Oruç gibi manevi bir kalkanın verdiği sükûnet içinde, huzurlu bir atmosferde dersler yaptık. Ayrıca öğrencilerimizle birlikte gerçekleştirilen toplu iftarların tadı da bir başkaydı.”
Etkinlik Planlanırken Maneviyata Dikkat!
Hafta sonu eğitiminde Ramazan ayı etkinliklerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
“Günümüzde eğitimde görsel zekâya hitap etmek çok önemli bir yer tutuyor. Çocuklarımızın dinî eğitimden keyif alabilmesi ve öğrendiklerini daha iyi kavrayabilmesi için etkinliklerin gerekli olduğunu düşünüyorum. Ancak etkinlik yapılırken maneviyatı kaybetmemek ve işlenen konunun ruhuna uygun bir ölçüyü korumak da son derece önemlidir.
Ramazan ayında eğitimin yanı sıra çocuklarımızla birlikte camide ibadet etmeyi ve cami âdâbını da öğretmeye çalışıyoruz. Aslında Ramazan heyecanı bizim için üç ayların başlamasıyla birlikte başlıyor. Etkinliklerimiz o dönemden itibaren başlıyor ve âdeta Ramazan’ın rayihası önceden hissediliyor. Hep birlikte bu heyecanı yaşıyor ve Ramazan’a kavuşmanın sevincini paylaşıyoruz.”
Avrupa’da yetişen nesiller için bu etkinliklerin özel bir anlamı var mı?
“Avrupa’da ışıl ışıl yeni yıl kutlamaları çocukların hâliyle dikkatini çekiyor. Bu bağlamda bizim kendi değerlerimizi görünür kılmamızın ve alternatifler sunmamızın kesinlikle gerekli olduğunu düşünüyorum. Onların heyecanla beklediği ve hayran olduğu bayramlar başkalarının bayramları değil, bizim için sevinç günleri olan dinî günlerimiz olmalıdır.
Bunun için görselliğin ve atmosferin önemi büyüktür. Ecdadımız da bunu yapmıştır. Osmanlı döneminde camilere asılan mahyalar, kandiller ve sokaklarda tekbir ve salavatlarla yapılan fener alayları Ramazan’a ayrı bir ruh katardı. Bir çocuğun gözünden bakıldığında böyle bir atmosfer Ramazan’ı unutulmaz ve özlenen bir zaman dilimine dönüştürmez mi? Elbette hafızasına güzel bir anı olarak kazınır.”
“Bayram Sevinci Çocuklara Hissettirilmeli”
Öğrenciler bayram sevincini nasıl yaşıyor? Bayram kutlamaları hakkında neler söyleyebilirsiniz?
“Bayramlar sevinç günleridir. Bu sevinci özellikle çocuklara hissettirmek gerekir. Ramazan boyunca eğitimciler olarak bayram için planlar yapıyor ve hazırlıklar gerçekleştiriyoruz. Çocuklarımız da bu hazırlıkları gördükçe yaklaşan bayramın heyecanını hissediyor.
Öğrenciler arasında hediyeleşmeler yapılıyor ve bu, onların en sevdiği şeylerden biri. İlahiler ve hadisler hazırlanıyor, bayramlaşma programı için çalışmalar yapılıyor. Bazı sınıflar bu özel gün için özel kıyafetler de hazırlıyor. Tüm bunlar çocuklarımızın zihninde “özel bir gün geliyor” duygusunu oluşturuyor ve bayram sevincini daha güçlü yaşamalarını sağlıyor.”
Ramazan ve dinî bayramlar bağlamında velilere neler söylemek istersiniz?
“Öncelikle bayramımız mübarek olsun. Rabbim bu bayramı mazlum kardeşlerimizin selametine vesile kılsın ve hepimize güzel bir bayram nasip etsin.
Gayrimüslim bir toplum içinde yaşarken, Müslüman kimliğimizi koruyabilmek için dinî hassasiyetlerimize daha sıkı sarılmamız gerekiyor. Ramazan ayı, Kur’ân-ı Kerîm’in indirildiği kutsal aylardan biridir. Bu ayı saygı, sevinç ve kurtuluş ümidiyle yaşamalıyız ki, çocuklarımız da Ramazan’ın ve bayramların değerini hissedebilsin.
Ayrıca eğitim kurumlarında verilen dinî eğitimin aile tarafından da desteklenmesi çok önemlidir. Bizlerin eğitimde vermek istediğini ailelerin yaşayarak pekiştirmesi gerekir. Çocuklar özel gün ve mekânlara saygıyı önce aileden öğrenir. Camiye gelmeden önce cami adabı öğretilmeli; ibadet edenlere saygı gösterilmesi gerektiği anlatılmalıdır. Çocuklarımız caminin maneviyatından nasibini almalı; bunu eğitimciler ve aileler olarak birlikte başarabiliriz.”