Biz İki Vatan Arasında Değil, İki Vatanla Birlikteyiz

Biz İki Vatan Arasında Değil, İki Vatanla Birlikteyiz

Almanya’da saçma bir hastalık hâlâ itibarla yayılıyor: Türkiye’yi seversen, Türkiye ile bağlarını muhafaza edersen, Türkiye’nin menfaatlerini de gözeten görüşler dile getirirsen bazı çevreler hemen kaşlarını çatıyor: “Bunlar Almanya’ya sadık değil.” Bunu söyleyenlerin Türk olması da hastalığın nerede depreştiğini gösteriyor.

Amma bunun bir de Türkiye tarafı var ve başka bir koro başlıyor: “Almanya’da yaşıyor, demek ki Türkiye’den kopmuş.”

Ne hastalıklı bir mantıktır bu… Sanki bizim sadece ya Almanya’yı ya da Türkiye’yi sevme mecburiyetimiz varmış gibi. Yahu size ne? Biz ikisini de seviyoruz!

Çünkü hayat, bu hastalıklı ideolojik ezberlerden çok daha zengin. Zira bizler iki ülke arasında sıkışmış insanlar değiliz. Bilakis iki ülkeyi birbirine bağlayan beşerî köprüleriz.

Bugün Almanya’da milyonlarca insanın Türkiye ile akrabalık, dostluk, ticaret, kültür ve gönül bağı bulunmaktadır. Bu bağlar yalnızca Türklerin meselesi değildir. Almanya’nın da stratejik sermayesidir.

İşte Bazılarının anlayamadığı nokta tam da burasıdır. Türkiye ile güçlü ilişkilere sahip olmak Almanya’ya zarar vermez. Aksine Almanya’nın elini güçlendirir.

Avrupa’nın üretim merkezlerinden biri olan Almanya ile genç nüfusu, sanayisi, enerji koridorları ve jeopolitik ağırlığı bulunan Türkiye arasındaki iş birliği; yalnız iki ülkenin değil, bütün Avrupa kıtasının istikrarına hizmet eder.

Bunu görmek yerine, Almanya’ya şirin görünmek adına Türkiye’yi sürekli bir tehdit gibi sunup Türkiye’den düşman üretmek isteyenler, salyalı bir yalakalıktan başka ne yapıyorlar ki?

Her toplantıda, her panelde, her televizyon programında aynı nümayiş… Türkiye’den bahsedilirken yüzleri düşer, sesleri sertleşir, ifadeleri kasvetlenir. Zannederler ki Türkiye’ye ne kadar mesafe koyarlarsa Alman kamuoyunda o kadar makbul olacaklardır.

Lakin farkında değiller: Bir dostluğu düşmanlık gibi göstermek, iki ülke arasındaki güven köprülerini yıkmak, Almanya’nın menfaatine değildir.

Almanya’nın çıkarı Türkiye ile kavga etmekte değil, Türkiye ile konuşmaktadır. Almanya’nın çıkarı milyonlarca insanın gönlündeki bağı koparmakta değil, o bağı kuvvetlendirmektedir.

Türkiye ile her türlü bağı şüpheli göstermeye çalışanlar, farkında olmadan Almanya’nın elindeki en kıymetli imkânlardan birini zayıflatmaktadır.

Ha bir de bunlar dönüp bize sadakat dersi vermeye kalkışmazlar mı?

Biz Almanya’da yaşadığımız için Türkiye’ye yabancı olmadık. Türkiye’yi sevdiğimiz için de Almanya’ya yabancılaşmadık.

Bilin ki, kimse bizi Almanya’dan da Türkiye’den de koparamaz. Bu sebeple ne Almanya’daki bazı mübalağacı çevrelerin ithamları ne de Türkiye’deki bazı peşin hükümlü seslerin suçlamaları bizi yolumuzdan çevirebilir.

Çünkü biz iki ülke arasında kurulmuş bir köprüyüz. Ve köprüler, yıkmak isteyenlerden daha uzun yaşarlar.

Hadi bize hayırlı yolculuklar.