Türklerin 65 Yıllık Göç Hikâyesi Düsseldorf’ta Anıldı

Türklerin 65 Yıllık Göç Hikâyesi Düsseldorf’ta Anıldı

Türkiye ile Almanya arasındaki işgücü anlaşmasının 65. yılı Düsseldorf Havalimanı’nda düzenlenen törenle anıldı. NRW Başbakanı Hendrik Wüst, ilk kuşak Türk işçilerine teşekkür ederken, Büyükelçi Gökhan Turan Türkiye kökenlilerin Almanya ile Türkiye arasında “ortak bir zenginlik” oluşturduğunu söyledi.

Türkiye ile Almanya arasında 30 Ekim 1961’de imzalanan İşgücü Anlaşması’nın 65. yılı, Türk işçilerinin Almanya’ya ilk adım attığı önemli merkezlerden biri olan Düsseldorf Havalimanı’nda düzenlenen törenle anıldı. Törene kuzey Ren Vestfalya Eyalet Başbakanı Hendrik Wüst ile Türkiye Cumhuriyeti Berlin Büyükelçisi Gökhan Turan da katılarak birer konuşma yaptı.

Törende, 1960’lı yıllarda Almanya’ya gelen ilk kuşağın çalışma hayatına ve Kuzey Ren-Vestfalya’nın ekonomik gelişimine yaptığı katkılar hatırlanırken, Türkiye kökenli toplumun bugün Almanya’nın sosyal, ekonomik ve kültürel hayatındaki yeri de vurgulandı.

İlk Kuşağın Emeğine Teşekkür

Törende konuşan Kuzey Ren Vestfalya Eyalet Başbakanı Hendrik Wüst, konuşmasına 1961 yılında Almanya’ya gelen ilk kuşak Türk işçilerinden Sabri Aydın’ın hikâyesiyle başladı.

Genç yaşta Almanya’ya gelen Aydın, çalışma hayatına madende başladıktan sonra Duisburg’daki Thyssen demir-çelik tesislerinde uzun yıllar çalıştı. Başlangıçta geçici olması düşünülen Almanya yolculuğu, zaman içinde kalıcı bir hayata dönüştü.

Wüst, ilk kuşak işçilerin büyük bir cesaret göstererek bilmedikleri bir ülkeye geldiklerini belirterek, Türk işçilerin madenlerde, çelik tesislerinde, fabrikalarda, zanaat, tekstil ve elektrik sektörlerinde çalışarak NRW’nin kalkınmasına önemli katkılar sağladığını söyledi.

Wüst, ilk kuşağın emeğine NRW halkı adına teşekkür ederek, eyaletin bugünkü refahının oluşmasında onların da önemli bir payı bulunduğunu ifade etti.

@land.nrw

“Ayrımcılıkla Mücadele Etmeliyiz”

Wüst konuşmasında, Türkiye kökenli insanların Almanya’da hâlâ ayrımcılıkla karşılaşabildiğine de dikkat çekti.

Almanya’da doğup büyüyen ikinci ve üçüncü kuşakların dahi zaman zaman “yabancı” olarak görülebildiğini belirten Wüst, özellikle konut, mesleki eğitim ve iş arama süreçlerinde isim üzerinden ayrımcılık yaşanabildiğine işaret etti.

KRV ile Türkiye arasındaki ilişkilerin güçlü olduğunu vurgulayan Wüst, iş birliğini daha da geliştirmek istediklerini belirterek, “Kuzey Ren-Vestfalya ve Türkiye yakın ortaklardır, dosttur” mesajını verdi.

KRV’de Yaklaşık Bir Milyon Türkiye Kökenli Yaşıyor

Törende konuşan Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Gökhan Turan da Kuzey Ren-Vestfalya’nın Türkiye-Almanya ilişkilerinde özel bir konuma sahip olduğunu söyledi.

NRW’de yaklaşık bir milyon Türkiye kökenli insanın yaşadığını belirten Turan, eyalet ile Türkiye arasındaki yıllık ticaret hacminin yaklaşık 11,23 milyar Euro’ya ulaştığını ifade etti.

Turan, 65 yıl önce “misafir işçi” olarak Almanya’ya gelen insanların bugün girişimci, bilim insanı, sanatçı, sporcu, siyasetçi ve toplumun farklı alanlarında aktif bireyler hâline geldiğini belirterek, Türkiye kökenlileri iki ülkenin “ortak zenginliği” olarak nitelendirdi.

@land.nrw

“Misafir İşçiler” İki Ülkenin Ortak Zenginliği Oldu

Kuzey Ren-Vestfalya bugün Türkiye kökenli nüfusun en yoğun yaşadığı eyaletlerden biri konumunda bulunuyor. Eyalette yaklaşık bir milyon Türkiye kökenli insan yaşarken, Almanya’daki Türk öğrencilerin yarısından fazlası NRW’deki yükseköğretim kurumlarında eğitim görüyor.

Türkiye ile NRW arasındaki ilişkiler yalnızca ekonomik ve toplumsal alanlarla da sınırlı değil. İki taraf arasında yaklaşık 35 şehirin kardeş şehir ortaklığı bulunuyor.

Turan ayrıca Solingen, Mölln ve Hanau saldırıları ile NSU cinayetlerinin kurbanlarını anarak, toplumda kalıcı birlikteliğin sağlanması için eğitim, fırsat eşitliği ve karşılıklı kabulün önemine dikkat çekti.

Geçici İşçilikten Ortak Tarihe

Düsseldorf Havalimanı’ndaki tören, 65 yıl önce Türkiye’den Almanya’ya çalışmak amacıyla başlayan yolculuğun bugün çok daha geniş bir toplumsal ve tarihsel boyuta ulaştığını ortaya koydu.

Madenlerden fabrikalara uzanan çalışma hayatıyla başlayan ilk kuşağın hikâyesi, sonraki nesillerle birlikte eğitimden siyasete, ekonomiden bilime ve kültür-sanat hayatına kadar Almanya’nın birçok alanında devam etti. Törende verilen mesajlar, Türkiye ile Almanya arasındaki 65 yıllık göç tarihinin aynı zamanda iki ülkeyi birbirine bağlayan kalıcı bir toplumsal bağ oluşturduğunu ortaya koydu.