Duvarın İçindeki Kütüphane

Duvarın İçindeki Kütüphane

Suriye’de Humuslu Abdullah Ulvan Baas/Esed rejiminden korumak için duvara gizlediği kitaplarına 15 yıl sonra kavuştu. Ulvan: “Duvar sökülmeye başladığında büyük bir heyecan hissettim. Kitaplara ulaştığımda gördüğüm manzara karşısında tarif edilemez bir mutluluk duydum” dedi.

Humus’ta bir duvarın ardında yıllarca sessizce bekleyen kitaplar vardı. Dışarıdan bakıldığında oda sıradandı; sıvalı, boyalı, evin öteki duvarlarından farksız. Oysa taşların gerisinde, Abdullah Mustafa Halid Ulvan’ın hayatından parçalar, oğullarının öğrenim yılları ve bir evin içinde kuşaklar boyunca biriken ilim saklıydı. Duvar, yalnızca kitapları değil, onları korumak isteyen bir babanın umudunu da saklıyordu.

Bir Ailenin Ortak Hafızası

Ulvan’ın kütüphanesi el-Beyyada Mahallesi’ndeki evinde büyümüştü. Tefsirler, hadis kitapları, Kur’an ilimleri, sahabe hayatları, İslam tarihi ve kültürle toplumu anlatan eserler raflarda yan yana dururdu. Çocuklarının çoğu ilim yolunu seçmişti. Büyük oğlu Bilal, el-Ezher Üniversitesi’ni bitirmiş, hadis alanında doktora yapmıştı. Ömer ile Usame de ilahiyat eğitimi almıştı. Kızlarının bir bölümü dinî eğitim görmüştü. Kitaplar, bu ailenin evinde yalnızca okunacak şeyler değildi; konuşmaların, soruların ve yıllar süren emeğin ortak hafızasıydı.

Ulvan için de kütüphane, bir servetten fazlasıydı. Her kitabın içinde bir emek, her sayfada dönüp yeniden başvurulacak bir bilgi vardı. Bu nedenle 2011’de başlayan halk hareketleriyle birlikte çevredeki hayat değişmeye, güvenlik baskısı artmaya başladığında aklını kurcalayan ilk şeylerden biri kitapları oldu. Devlet kurumlarında çalışmış, dinî eğilimi nedeniyle uzun süre baskı görmüştü. Sokaklarda çatışma ihtimali büyürken, evin ve kütüphanenin başına ne geleceğini düşünüyordu.

Kitaplara Örülen Duvar

O günlerin korkusu, sıradan hayatın ayrıntılarına kadar uzanıyordu. Ulvan’ın anlattığına göre camiye giden herkes şüpheli sayılıyor; insanlar kolayca terörist, Müslüman Kardeşler mensubu ya da muhalif diye damgalanıyordu. Kitaplarını olduğu gibi bırakırsa ev yanarken onların da kül olabileceğinden endişelendi. Hepsini kurtarması mümkün değildi; bugün bile bu eksikliği içinde taşıyor. Yine de elinden geleni yapmak için oğlunun evindeki üst kat dairesinde, gözden uzak bir odayı seçti.

Önce kitapları taşıdı, ardından kartonlarla sararak nemden korumaya çalıştı. Sonra kitapların önüne, onları içine alacak genişlikte ikinci bir duvar ördü. Duvar sıvandı, boyandı ve odanın doğal bir parçası gibi gösterildi. Dışarıdan bakan biri orada saklı bir bölme olduğunu anlayamazdı. Bu, bir mimari ustalık gösterisinden çok, evini ve kitaplarını kaybetme korkusuna karşı bulunan sessiz bir çözümdü. Ulvan, duvar kapanırken kütüphanesini karanlığa değil, belki bir gün yeniden açılacağı zamana emanet etti.

@aa

Yıllar Süren Ayrılık

Ancak aile, evinde kalamadı. Muhaliflerin el-Beyyada’dan çekilmesinin ardından Ulvan yakınlarıyla birlikte Humus’un el-Vaer Mahallesi’ne taşındı. Burada yaklaşık altı yıl abluka altında yaşadılar. Ardından rejim güçleri Vaer’in kontrolünü yeniden ele geçirince aile kuzey Suriye’ye, İdlib’e zorunlu olarak göç etti. Her taşınma, geride bırakılan bir kapı, bir eşya ve dönme ihtimaline tutunmak demekti. Ulvan’ın kitapları ise Humus’taki duvarın arkasında, kimsenin görmediği odada beklemeyi sürdürdü.

Bu yıllar aileye ağır kayıplar da getirdi. Oğullarından biri İdlib’in kurtarılması sırasında hayatını kaybetti. Ulvan’ın anlattığı yaşam, böylece yalnızca saklanan kitapların hikâyesi olmaktan çıktı; ayrılığın, kaybın ve yine de geleceğe bakma çabasının hikâyesine dönüştü. Kütüphanede, birlikte yetiştirdikleri çocukların izleri vardı. Oğullarının ve kızlarının öğrendikleri, evde sorulan sorular, yıllar içinde edinilen kitaplar… Hepsi duvarın ardında, ailenin geçmişinden kopmayan bir bağ gibi kaldı.

8 Aralık 2024 sabahı Ulvan çocuklarıyla Humus’a döndü. Kente girince önce Halid bin Velid Camisi’ne gitti; özgürlüğün sevincini orada yaşadı. Sonra evine yöneldi. Alt kattaki dairesi büyük ölçüde yanmıştı. Üst kata çıktığında gizli bölmenin bulunduğu duvarı hâlâ ayakta görünce içinde küçük bir umut belirdi. Fakat ev ağır hasarlıydı. Kitaplara ulaşsa bile onları koyacak bir yeri yoktu.

Duvar Açılınca

Yaklaşık dört ay boyunca evi yeniden yaşanabilir hale getirmek için çalıştı. Onarım tamamlanınca eşyalarını taşımaya başladı ve sıra duvara geldi. Söküm başladığında duyduğu heyecanı bugün de hatırlıyor. Her parça kaldırıldıkça yıllardır kapalı duran zaman aralığı açılıyordu. Ardından kitaplar göründü. Kimi sayfalar, kimi kapaklar, tanıdık ciltler… Ulvan, karşısındaki manzarayı tarif edilemez bir mutlulukla karşıladı. Duvarın ardında yalnızca kitaplar değil, geri dönme ve yeniden başlama ihtimali de sağlam kalmıştı.

Onun için bu kavuşma, geçmişin bütün acılarını silmedi; kayıplar yerinde duruyordu. Ama yıllarca korumaya çalıştığı hazine yeniden elindeydi. Ulvan, kitapların gençlere, öğrencilere ve ilim yolunda yürüyenlere fayda vermesini diliyor. Suriye’nin huzur, güvenlik ve istikrara kavuşmasını; geleceğinin bilgiyle kurulmasını umuyor. Bir zamanlar sessizce örülen o duvar şimdi açıldı. Kitaplar yeniden ışığa çıktı; raflarda, okunmayı ve yeni sorulara eşlik etmeyi bekliyor.

(Anadolu Ajansı’ndan uyarlanmıştır)