YAZARLAR
İnsanlık Neden Peygamberlere İhtiyaç Duyar?
İnsan, Allah tarafından akıl, irade ve fıtrat sahibi olarak yaratılmıştır. Akıl sayesinde çevresini gözlemleyebilir, doğru ile yanlışı belli ölçülerde ayırt edebilir ve yaratılış üzerinde düşünerek Allah’ın varlığına ulaşabilir. Ancak insan aklı sınırlıdır. Özellikle gayb, ölümden sonraki hayat, ibadetlerin şekli ve Allah’ın insandan kesin olarak ne istediği gibi konularda akıl tek başına yeterli değildir. İşte peygamberlerin gönderilmesinin temel hikmetlerinden biri burada ortaya çıkar.
Peygamberler, Allah’ın insanlara gönderdiği vahyi tebliğ eden elçilerdir. Onlar insanlara yalnızca teorik bilgiler vermemiş, aynı zamanda vahyin nasıl yaşanacağını da göstermişlerdir. İman, ibadet, ahlak ve toplumsal ilişkiler konusunda insanlara örnek olmuşlardır. Bu nedenle peygamberlik, insanın Allah ile ilişkisini doğru biçimde kurmasına yardımcı olan ilahî bir rehberliktir. Peygamberler, gönderildikleri toplumlarda adaletin, merhametin, doğruluğun ve güzel ahlakın yerleşmesine de öncülük etmişlerdir.
Kur’an, peygamberlerin gönderilmesinin önemli amaçlarından birini şöyle açıklar: “Müjdeleyici ve uyarıcı peygamberler gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah’a karşı ileri sürebilecekleri bir bahaneleri kalmasın.”(1) Buna göre peygamberler, insanlara hakikati açıkça bildirmiş ve onları sorumlulukları konusunda uyarmıştır.
Peki her topluma peygamber gönderilmiş midir? Kur’an bu konuda açık bir çerçeve ortaya koyar. “Andolsun, biz her ümmete, ‘Allah’a kulluk edin ve tâğuttan sakının’ diye bir peygamber gönderdik.”(2) Ayrıca “Hiçbir ümmet yoktur ki, içlerinden bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.”(3) buyurulur. Bu ayetler, Allah’ın insanları tamamen rehbersiz bırakmadığını göstermektedir.
Kur’an’da adı geçen peygamberlerin sayısının sınırlı olduğu bunlardan daha başka peygamberlerinde olduğu Kur’an tarafından belirtilir ve şöyle burulur: “Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da var.”(4) Dolayısıyla Kur’an’da adı geçmeyen peygamberlerin de bulunduğunu kabul ederiz. Ancak onların kim oldukları ve kaç kişi oldukları konusunda kesin bir bilgiye sahip değiliz.
Peygamberlerin gönderilmesi aynı zamanda ilahî adalet açısından da önemlidir. İnsanlara doğru yol gösterilmeden ve sorumlulukları açıkça bildirilmeden hesaba çekilmeleri düşünülemez. Allah, her insanın şartlarını ve kendisine ulaşan bilgiyi en iyi bilendir; hiç kimseye zulmetmez. Peygamberler bu nedenle insanlara hem müjde vermiş hem uyarmış, hakikati açıklamış ve yaşayarak göstermiştir.
Sonuç olarak peygamberler, insan aklını devre dışı bırakmak için değil, aklın ulaşamayacağı alanlarda insana ilahî rehberlik sağlamak için gönderilmiştir. Peygamberlerin ortak çağrısı özünde aynıdır: Allah’a kulluk etmek, O’na ortak koşmamak, adaletli ve ahlaklı yaşamak ve ahiret sorumluluğunun bilincinde olmaktır.
(1) Nisâ suresi, 4:165.
(2) Nahl suresi, 16:36.
(3) Fâtır suresi, 35:24.
(4) Mü’min suresi, 40:78.
