Ahlakın Kaynağı

Ahlakın Kaynağı

Bu yazımın içeriği, okurların sorularına cevap niteliğinde olacak. Herhangi bir dine inanmayan insanın da ahlak edinmesi mümkün mü? Evet. Aklını iyi kullandığı oranda, varlık dünyasını, kendi varlığını, hayatı ve eylemleri üzerine düşünüp onları anlamlandırmaya çalışır, bu arada ahlaki değer ve kuralları edinme ihtiyacı duyar. İyi–kötü, doğru–yanlış ayrımını yapma, dolayısıyla ahlakını temellendirme yönünde ilerler. Muhakeme yetisini geliştirdiği nispette, evrensel ahlakî gerçeklikleri farkedebilir. Ancak, işe sıfırdan başlamaz; insanlığın oluşturduğu birikimden yararlanır. İnsanlığın ortak birikiminde dinlerin mesajları hep baskın rol oynamıştır. Bu gerçeklik, ahlakını dinî bir kaynağa dayamadan oluşturduğunu iddia edenlerin de, dolaylı olarak şu veya bu ölçüde dinden yararlandıkları söylenebilir. Üstelik, insan yaratılıştan toplumsal/medenî ve ahlakî bir varlıktır. Fıtraten ahlakî potansiyele sahiptir; anlamlandırma yeteneği geliştikçe toplumda kaosu önlemek ve güvenliği sağlamak için kuralların gerekliliğini anlayabilir. İnsanlığın birikimi ve fıtrî ahlakî öz, dine inananlarla inanmayanların ahlakî ortak paydalarda buluşmalarını sağlar. Mesela, hiçbir kesim, “sahtekârlık iyidir” yargısında bulunmaz. Ortak paydalarının miktarı, insanî yetilerinin gelişmişlik düzeyi nispetinde artar. Bunu başarmak, yalnızca “insanî potansiyele sahip olma”ya değil, potansiyeli aktif ve sürekli kullanmaya bağlıdır. İnsana akıl, irade ve özgürlükle birlikte, gelişip olgunlaşmaya yönelme potansiyeli de verilmiştir. Bu potansiyel hazır bir gelişmişlik/olgunluk değil; gerçekleştirilmesi beklenen bir imkândır. 

YAZARLAR | 28 Şubat 2025 Ahlak Ölçülü Olmaktır

Bu süreçte vahiy eşsiz bir imkândır. Vahiyden yararlan(a)mayan  insanın, dürtüsel arzuların nesneleri arasında savrulması oldukça muhtemeldir. Vahye dayalı ahlak, birey üzerinde daha güçlü yaptırım ve yükümlülük duygusu oluşturabilir, bireyin iç dünyasında daha fazla derinlik, içtenlik ve adanmışlık sağlayabilir vs. Ancak, vahiy kaynaklı ahlak edinme de, kişinin insanî yetilerini geliştirme düzeyiyle doğru orantılıdır. Müslüman birey, doğru anlamlandırdığı oranda vahiyden beslenir, yararlanır ve ahlakını o kadarıyla oluşturur. İyi bir İslâmî dindarlık, sağlam bir karakter ve ahlâk zemini üzerine inşa edilir. Allah’a iman, ancak özgür bir seçim olduğunda özgürleştiricidir; kültürel bir alışkanlık ya da zoraki bir boyun eğme hâline geldiğinde özgürlük üretmez; kişi, dürtülerinin ve çevrenin tutsağı olabilir.

Seküler anlayışla üretilen ahlak anlayışı ile vahiy kaynaklı ahlak anlayışının örtüşme alanlarının az veya çok olması, her iki anlayışa sahip insanların gelişmişlik düzeylerine bağlıdır.