YAZARLAR
Kazancın Helal veya Haram Oluşunun İnsan Davranışlarına Etkisi
“Temiz toprağın bitkisi Rabbinin izniyle bereketli olarak çıkar; kötü toprağın ürünü ise verimsiz ve değersiz olur.” (A‘râf suresi, 7:58).
İslâm düşüncesinde, insanın tükettiği gıdanın helal veya haram yollardan elde edilmiş olması ile ahlaki ve manevi hayatı arasında yakın bir ilişki bulunduğu kabul edilmiştir. Özellikle tasavvuf geleneğinde bu konu üzerinde önemle durulmuş; helal kazançla elde edilen gıdanın insanı hayra ve salih amellere yönelttiği, haram kazançtan elde edilen gıdanın ise manevi hayatı olumsuz etkileyerek kötülüğe meyli artırdığı ifade edilmiştir.
Tasavvuf literatüründe bu yaklaşım şu şekilde temellendirilmektedir: İnsan, bedenî faaliyetlerini tükettiği gıdalardan elde ettiği enerji sayesinde sürdürmektedir. Eğer bu enerji helal yollardan kazanılmış rızıklardan elde edilmişse temiz ve bereketli kabul edilir; bunun insanın bedenine ve ruhuna olumlu yönde tesir edeceği, dolayısıyla güzel ahlak ve salih amellerin ortaya çıkmasına katkı sağlayacağı belirtilir. Buna karşılık haram kazançtan elde edilen gıdaların insanın manevi hayatını olumsuz etkileyerek kötü eğilimleri besleyebileceği dile getirilmiştir. Bu anlayış, çoğunlukla yukarıdaki ayet çerçevesinde açıklanmaktadır.
Buna göre insanın kalbi ve ruhu verimli bir toprağa, kazancı ise o toprağı besleyen unsura benzemektedir. Huzur, bereket, toplumsal itibar ve güzel ahlak gibi olumlu sonuçlara ulaşmak isteyen kimsenin, öncelikle kazancının meşruiyetine ve helalliğine özen göstermesi gerekir.
Bu konu, Hz. Mevlânâ’nın Mesnevî‘sinde ve eser üzerine yapılan şerhlerde geniş biçimde ele alınmıştır. Bu kaynaklarda, ilahi nur, bereket, muhabbet, huzur, ilim ve hikmet gibi manevi güzelliklerin helal lokmanın; haset, kin, fesat, hile, gaflet ve cehalet gibi olumsuz niteliklerin ise haram lokmanın etkileri arasında sayıldığı görülmektedir. Bu yaklaşım, “lokma söz ve fiillerin tohumudur” benzetmesiyle açıklanır. Nasıl ki bir tohum kendi cinsine uygun bir ağaç ve meyve meydana getiriyorsa, insanın kazancı da onun davranışlarının niteliğini etkilemektedir.
Benzer şekilde, helal lokma kandildeki saf yağa benzetilir. Saf yağ kandile ışık vererek etrafını aydınlatırken, içine yabancı maddeler karıştığında ışığı zayıflar veya söner. Aynı şekilde helal kazanç insanın manevi hayatını aydınlatan bir unsur olarak görülürken, haram kazancın bu aydınlığı perdelediği kabul edilmektedir.
Sonuç olarak tasavvuf geleneğinde helal lokma, insanın manevi gelişimini destekleyen, güzel ahlakı besleyen ve salih amellere yönlendiren temel unsurlardan biri olarak değerlendirilmiştir. Buna karşılık haram kazançtan elde edilen lokmanın ise kalbin safiyetini zedeleyebileceği, ahlaki zaafları besleyebileceği ve insanın manevi hayatı üzerinde olumsuz etkiler meydana getirebileceği ifade edilmektedir.
En doğrusunu Allah bilir.
