Yanlış Ebeveyn Tutumları Özgüveni Zedeliyor
@Shutterstock
Son yıllarda sıkça konuşulan “zehirli ebeveynlik”, çocukların öz saygısını ve ruh sağlığını nasıl etkiliyor? Ebeveynlerin aşırı kontrol, duygusal şiddet ve sınır sorunlarının görünmeyen sonuçları çocuklarda derin izler bırakıyor.
- AİLE
- 6 Ocak 2026
Çocuk yetiştirme biçimleri üzerine yapılan tartışmalar, ebeveyn tutumlarının çocukların ruhsal gelişimi üzerindeki etkisini daha görünür hâle getirdi. Özellikle “zehirli ebeveynlik” kavramı, sosyal medyada ve uzman görüşlerinde giderek daha sık karşımıza çıkıyor. Bu kavram; farkında olarak ya da olmayarak çocuğun öz saygısını zedeleyen, duygusal gelişimini baskılayan ve sağlıklı bireyselleşmesini engelleyen ebeveyn davranışlarını tanımlamak için kullanılıyor. Aşırı kontrolcü tutumlar, sürekli eleştiri, bağırma ya da çocuğun yerine karar alma gibi davranışlar, kısa vadede “iyi ebeveynlik” gibi algılansa da uzun vadede ciddi ruhsal sorunlara zemin hazırlayabiliyor.
Sevgi İle Sınır Dengesi
Çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında uzmanlar, sevgi ile sınır arasındaki dengenin önemine dikkat çekiyor. Çocuğun her isteğini kontrol etmek kadar, onu tamamen başıboş bırakmanın da sağlıklı olmadığı vurgulanıyor. Bu noktada ebeveynlerin, çocuklarının yaşına ve gelişim düzeyine uygun sorumluluklar vermesi, fikirlerine değer vermesi ve duygusal olarak erişilebilir olması büyük önem taşıyor. Dr. Öğr. Üyesi Hakan Kayış’ın değerlendirmeleri, zehirli ebeveynliğin ne olduğu, çocuklar üzerindeki etkileri ve sağlıklı ebeveynlik tutumlarının nasıl olması gerektiğine dair önemli ipuçları sunuyor
Kayış, son dönemde sıklıkla duyulan “zehirli ebeveyn” teriminin, çocuğun öz saygısını, istikrarını ve genel ruh sağlığını zayıflatmaya hizmet eden çok çeşitli zararlı davranışları kapsadığını anlattı.
Aşırı Kontrolcü Ebeveyn
Bu terimin, sağlıksız ebeveynlik stillerinden parçalar içeren şemsiye kavram olduğuna dikkati çeken Kayış, en sık karşılaşılan durumlardan birinin aşırı kontrolcü ebeveynlik olduğunu belirtti.
Hakan Kayış, bu davranış kalıbına sahip ebeveynlerin çocukların hayatını tamamen yönetmek istediğini, onların istek ve kararlarını yok saydıklarını vurguladı.
“Duygusal Şiddet Olumsuz Ebeveyn Tutumları Arasında Yer Alıyor”
Zehirli ebeveynlikte çocuğun ne giyeceğine, kiminle konuşacağına, hangi hobileri yapacağına kadar her şeye ebeveynin karar verdiğini anlatan Kayış, hatta zaman zaman bazı ebeveynlerin çocuklar adına konuştuğunu söyledi.
Kayış, “Bu tür zehirli ebeveynlik tutumlara maruz kalan çocukların ileride bireyselleşmekte ve karar almakta güçlük çekebildiğini, karar alma anlarında ve hayatlarında dışarıdan gelecek bir onaya bağımlı kalma ihtimallerin daha yüksek olduğunu biliyoruz.” dedi.
Duygusal şiddetin olumsuz ebeveyn tutumları arasında yer aldığını dile getiren Hakan Kayış, “Duygusal şiddet bağırma, eleştirme, küçümseyici tutumlar, çocuğun hatalarına odaklanma ve hatta aşağılama şeklinde görülebilir. Bu tür davranışlarda çocuklarda özgüven eksikliği ve düşük benlik saygısı gelişimine yol açabilir.” diye konuştu.
Kayış, anne ve babaların zehirli ebeveynlikten kaçarken aşırı izin verici ebeveynliğe de yakalanmamaları konusunda uyarılarda bulunarak çocukların sevgi kadar sınıra da ihtiyaç duyduğunu, bu nedenle tutarlı sınırlar koyabilmek ve gerektiğinde net şekilde “hayır” diyebilmenin önemli olduğunun altını çizdi.
Çocuğa Sorumluluk Vermek
Kayış, ailelerin çocuk adına her şeyi yapmaktan vazgeçmeleri gerektiğini, çocukların gerektiği yerlerde yaşlarına uygun sorumluluk almaları ve hayatlarını buna göre şekillendirmeleri gerektiğini söyledi.
Çocukluğundan itibaren ebeveynine bağlı kalarak yaşayan bir kişinin erişkin hayata geldiğinde ciddi sorunlar yaşayacağının unutulmaması gerektiğini belirten Kayış, çocuğun yaşına uygun sorumluluklar verebilmenin ve bunu kademeli olarak artırabilmenin önemli olduğunu vurguladı.
Hakan Kayış, her çocuğun her yaşta her şeyi yapamayabileceğine işaret ederek şunları kaydetti:
“Küçük yaşlarda çocuklardan ev işlerinde küçük yardımlar yapması istenebilir. Ev içinde görev paylaşımı yapmak yine iyi bir fikir. Çocukların kesinlikle belli bir yaştan sonra kendilerinin giyinmesini, odalarını toplamasını, ödevlerini kendi yapması ve sorumluluklarını almasını istiyoruz. Olması gereken, çocuk üzerindeki denetimin yaşına uygun şekilde ama aynı zamanda fikrine değer verilen, duygusal olarak erişilebilir, ilgili, sevgiyi ihmal etmeyen, bunun yanında net, açıklanan ve tutarlı kurallar koyabilen ebeveyn tutumlarıdır. Bu da çocukların bağımsız ve sağlıklı kişilik gelişimleri için esastır.”
